Alfred Nobel kimdir?


Alfred Nobel 21 Ekim 1833’te Stokholm’de dünyaya geldi. Aileinin maddi durumu giderek kötüye gidiyordu ve aynı yıl babası iflasını açıkladı. Babası deniz mayını konusunda isim yapmış biriydi. İflasın ardından yeni bir silah fabrikası yapmak için girişimlerde bulunmak istiyordu. 1842’de ailenin durumu yoluna girdi.

Her Stokholm’de gerçekleşen nobel ödülü dağıtımları basında yer alan önemli bir olaydır. Her bir ödül 1 milyon Euro’nun üzerinde bir değere sahiptir. Ancak çok az insan bu ödüllerin dinamitin mucidi ve 19. asrın en başarılı girişimcilerin biri adına verildiğini bilir. Buluşları ile silah teknolojisinde çığır açan, dolayısıyla yaşamı boyunca savaş ile gergin bir ilişkisi bulunan bu adam Alfred Nobel’dir.

Doğa bilimlerine özellikle edebiyata büyük bir ilgisi vardı. Onu bu sevdadan vazgeçirmek için babası 1850 yılında Alfred’i Almanya, Fransa, Amerika gibi ülkelere öğrenci gezisine gönderdi. Paris’te Nobel, kimyacı asistanı oldu. O zamanlar patlayıcı olarak genellikle barut kullanılıyordu. M.S. 1000 yılı civarında Çin’de geliştirilen bu madde en eski patlayıcı madde idi ve 14. asrın başında avrupaya gelmişti. Barut askeri alanda kısa sürede tanındı, ilk olarak 17. asrın sonunda madencilik ve yol yapımında patlayıcı olarak kullanıldı.

Alfred Nobel 1853’te araştırmalara başladı. Nobel araştırmalarına devam ederken nitrogliserinin baruta göre 6-7 kat daha fazla patlayıcı etkiye sahip olmasının yanı sıra, gliserin sabun yapımında kullanılan çok ucuz bir hammeddeydi. Kırım savaşı sırasında Nobel’in fabrikası zamanın en iyisiydi, ingiliz donanmasına engel olmak için deniz mayınları üretiyordu. Ancak savaş kaybedilirken, Rus devletinde daha fazla silah yapımı için araç kalmamıştı. Böylece 1863’te Nobellerin firması yeniden iflas etti ve aile Stokholm’e geri döndü.

Nobel orada nitrogliserin ile çalışmalarına yoğunluk verdi çünkü işe yarar bir patlayıcı yapmak istiyordu. Nitrogliserinin endüstriyel üretimindeki en büyük sorunlardan biri ateşe ve titreşime karşı hasssasiyetiydi. Ufak sarısıntılar bile yağsız sıvıyı patlatmaya yetiyordu. Bu özelliği ile kullanımını imkansızlaştırıyordu. Ancak Nobel bir fitil yardımı ile nitrogliserini kontrol edip güvenli olarak patlatmak istiyordu.

18 temmuz 1965’te fitil için patent başvurusu yaptı ve bu onun belki de en önemli buluşuydu. Küçük bir kapsül içerisindeki az miktar civa patlatıcısını ateşleyerek büyük miktarda patlayıcı kontrollü olarak ateşleniyordu. Bu fitil sayesinde Nobel, nitrogliserini evcilleştirmiş görünüyordu.

Artık üretim düzgün bir şekilde gerçekleşebilirdi. Böylece firma ilk kazancını sağlamış oldu. Ancak kısa bir süre sonra Nobel’in labarutuvarı patladı ve içlerinde Nobel’in kardeşi Emil’in de bulunduğu 5 kişi öldü. Stokholm yönetimi hemen tepki gösterdi ve deneyler yasaklandı. Nobel yine de araştırmalarına devam etti. Endüstriyel uygulama için patlayıcı madde daha güvenli bir hale getirilmeliydi.

Nobel nitrogliserini alçı ve odun talaşı gibi değişik maddeler ile birleştirerek darbelere ve titreşimlere karşı daha dirençli hale getirmeyi denedi ama bu sorununa çözüm olmadı. Nakliyedeki tehlikeyi gidermek için farklı ülkelerde bazı nitrogliserin üretim tesisleri kurdu ve Nobel’in patlayıcı yağları olarak üretimin patentini aldı. 1865’te Nobel, Hamburg yakınlarında yeni bir fabrika açtı ancak sadece 1 yıl sonra büyük bir patlamada bu fabrikanın bir bölümü zarar gördü. Nobel fabrikayı yeniden inşa etti ve araştırmalarına ara vermeden devam etti. Zarar çabuk giderildi ise de toplum şüphe duyuyordu. Bir çok ülkede maddenin yasaklanmasını tartıştı.Alfred Nobel

Ancak Nobel kazaların yalnızda yanlış kullanımdan kaynaklandığını düşünüyordu ve bir rastlandı ona yardım etti. Patlayıcı yağ sızıntısı olduğunda patlayıcı sıvı nakliye kutusunda darbelerden koruyucu etki gösteren diatomik tarafından emildi. Bu yüksek gözenekli toz Nobel’in uzun süre aradığı madde idi. Oldukça yüksek bir patlayıcı olan nitrogliserini darbelere ve titreşimlere karşı dayanıklı hale getiriyordu. Aynı zamanda diyatomit oldukça ucuzdu ve kolayca çıkarılabiliyordu. Nobel nitroglisemik ile diyotomiti üçte bir oranında ve macun oluşturacak şekilde karıştırdı. Böylece istenildiği kadar kullanılanabilen yeni ve katı bir patlayıcı elde etmiş oldu. yüksek patlama gücünden dolayı bu patlayıcı yunancada güç anlamına gelen dinamic sözcüğünden kinaye ile dinamit adını aldı. Bu dünyanın beklediği patlayıcıydı. Çubuk şeklinde üretilebilmesi dinamitin önemli bir avantajıydı. Bu patlayıcı kayayı doğrudan patlatabilme yetneğine sahipti. Yüksek patlama gücü sayesinde sıra dağlar hareket ettirilebilirdi. Nihayet Panama Kanalı gibi büyük projeler hayaya geçirilebildi. Panama Berzahından geçen 81 km uzunluğundaki kanal ile atlantik ve pasifik arasında bir bağlantı kurulabildi. Deniz yolu yarıdan daha fazla kısalmış oldu.

Nobel’in dinamitinin zafer coşkusu bitmek bilmiyordu ve Nobel’in fabrikaları büyüyordu ve kar ediyordu. Nobel, Almanya’da Amerika’da yeni fabrikalar kurdu. Her bir işletme artan şekilde birbiri ile rekabete girince böylece fiyatlara baskı yapınca Nobel tüm işletmelerini tek çatı altında birleştirdi.

1873’te Almanya’dan ayrıldı. Gençliğinden beri sık sık hastalanan Nobel, sağlık sebepleri nedeniyle Paris’e taşındı. Paris yakınlarında yeni bir patlayıcı madde fabrikası inşa etti ve dinamitin iyileştirmesi için çalışmalarını yapabilmesi için askeri talim alanı edindi. Çünkü patlayıcının hala bazı olumsuz yanları vardı. Madde su ile temas ettiğinde nitrogliserin çözülüyor ve işe yaramaz hale geliyordu.

1887 yılından Nobel bir tesadüf sonucu bu sonuca çözüm buldu. Bir kanamayı durdurmak için yaranın üzerinde bir kolodyon taşıyordu. Kolodyon ethere doyurulmuş nitroselilözden oluşuyordu. nitroseleton ile nitrogliserini birleştirdi ve patlayıcı jelatini geliştirdi. İsveç’te patlayıcı jelatin ekstra dinamit adı altında piyasaya sürüldü.

Nobel’in araştırmacı ve tüccar olarak saygınlığı dünya çapında artmaktaydı. Buluşlarını patent ile korumak için el çantasındaki patlayıcı örnekleri ile dünyanın yarısını gezdi. Mucize patlayıcının rahatsız edici tek yanı, patlama sırasında oluşan şiddetli dumandı, bu duman bulutuz örneğin bir savaş meydanına uzun süre kalıyordu. bu nedenle yaptığı değişiklikler sonucunda askeri alanda kullanılamak üzere dumansız barut üretti.

Balistit üreten Nobel, makinalı tüfeklerin yapımına olanak sağladı. Ancak kendisi hiçbir zaman ürünlerinin askeri alanda kullanımını açıklamadı. Alfred Nobel aslında savaştan nefret ediyordu. o 10 binlerce askerin ölümü ile kar eden vicdansız bir fabrikatör değildi. Bu yüzden ünlü barış savaşçası ve savaş karşısı kitap, Silahlar Aşağı kitabının yazarı ile yazıştı. Nobel, yazar ile barış politikası ve BM içeriğine benzer bir devletler birliği fikri üzerine konuştu.

Nobel 1891’de politik zorluklar ile karşılaştı. Fransa’da ajan olduğundan şüphelenildi ve oradna göç etti. 10 Aralık 1896’da bir kalp krizi sonucu oldu. O zamanlar nikrogliserin kalp ilacı olmasına rağmen almayı ısrarla red etmişti.

Alfred Nobel hayatının sonuna kadar 355 patent başvurusunda bulundu. Dünyanın yaklaşık 20 devletinde 80 fabrika patlayıcı üretti. Sonradan gelen nesillerin onu dinamit kralı olarak hatırlamaları yerine bilimin, kültürün ve barışın koruyucusu olarak hatırlamalarını istedi. Böylece vasiyetine tüm mirası olan 31 milyon isveç kronunun bağışlanmasını istediğini yazdı. Faizden ele geçen para ile her yıl araştırmalarında büyük başarı gösterene bilim adamlarına yardım edilmesini istedi. Bunun yanında Nobel’in 2 gizli tutkusu olan edebiyat ve barışın korunması alanlarında da ödüller verilecekti. Akrabaları vasiyetini red etmeye çalıştıklarından ilk nobel ödülü 1901 yılını buldu. İlk nobel barış ödülü Alfred Nobel’in hayatında önemli bir rol oynamış tek kadın olan Bertafunser‘e layık görüldü.


Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir