Elon Musk kimdir?


Elon Musk, Kanadalı bir annenin ve Güney Afrikalı bir babanın oğludur. 28 Haziran 1971’de Güney Afrika’da dünyaya geldi. Elon daha 10 yaşında iken bilgisayarlara ilgi duymaya başladı. Kendi kendine öğrendiği programlama ile 12 yaşında Blaster isimli oyunu geliştirdi. 1989 yılında Queen Üniversitesinde okumak için Kanada’ya taşındı. Buradan ise lisans derecesini Pennsylvania Üniversitesi’nde fizik ve ekonomi üzerine tamamladı. Enerji fiziği üzerine doktora yapmak için Kaliforniya Stanford Üniversitesine başladı. İnternetin çok rağbette olduğu bir dönemde ilk şirketi olan Zip2 şirketini kardeşi ile beraber kurdu. Çevrimiçi bir şehir rehberi olan Zip2, Elon’ın Stanford Üniversitesinden ayrılıp teknoloji sektöründe başarılı olacağının göstergesiydi.

Elon Musk
Elon Musk

PayPal doğuyor

Musk, 1999 yılında Zip2’nin satışından payına düşen parayla, online finansal hizmet ve ödeme şirketi X.com’u kurdu. Bir yıl sonra bu şirket, PayPal’ın sahibi Confinity şirketi ile birleşti. İnternet üzerinden ödemelerde küresel bir marka haline gelen PayPal, 2002 yılında 1.5 milyar dolara eBay’a satıldı. Bu satıştan Musk’ın payına düşen para 165 milyon dolardı. (Satış sırasında Musk, yüzde 11.7 ile PayPal’ın en büyük hissedarıydı.) Musk, PayPal’ın satışından elde ettiği parayı bugünkü şöhretini kazanmasını sağlayacak iki projeye yatıracaktı: Elektrikli araç üreticisi Tesla ve uzaya yolculuk şirketi SpaceX.

SpaceX ve uzay maceraları

Başlangıçta kimse bu projelerin başarılı olacağına inanmıyordu. Nitekim SpaceX’in test amaçlı füzeleri başarısızlığa uğruyor, Tesla’nın Hollywood ünlüleri tarafından satın alınan araçlarının teslimatı gecikiyordu. Ama ilk yılların başarısızlığı kısa sürede geride kaldı. Tesla bugün yılda yaklaşık 50 bin elektrikli araç satıyor. SpaceX, uzaya yolculuk yapan ilk özel şirket oldu ve yörüngeye ilk uydusunu başarıyla yerleştirdi. Şimdi NASA’ya ve uydu şirketlerine hizmet veriyor. Artık kimse Musk’a gülmüyor.

Musk, Tesla ve SolarCity’ye yatırım yapmasının temel motivasyon kaynağını, küresel ısınmaya çözüm bulma çabası olarak gösteriyor. Güneş enerjisi üreticisi SolarCity, şimdiden Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük ikinci güneş enerjisi üreticisi konumuna yükselmiş durumda. SolarCity’nin sürmekte olan yeni fabrika yatırımı ise ABD’nin güneş paneli üretim kapasitesini üçe katlayacak. Musk’ın insanlığın geleceğini değiştirmeye yönelik ilk iddialı projesi Spacex’ti.

Daha 2001 yılında Mars’ta seracılık yapmayı planlamaya başlamıştı! 2001 yılında uzaya yolculukta kullanılacak füze yapımı için görüşmek üzere Moskova’ya gitti. Ama Rusya’daki ilk görüşmelerinden başarısızlıkla dönecekti. Yılmadı.Hayalini gerçeğe dönüştürmek için SpaceX’i 2002 yılında kurdu. Şirketin geliştirdiği Falcon füzesi, 2009 yılında uzaya çıkarak dünya yörüngesine oturan, tarihin ilk özel aracı oldu.

NASA, 2009 yılında SpaceX ile Falcon 9 füzesi ve Dragon uzay aracının geliştirilmesine yönelik anlaşma imzaladı. 2008 yılında NASA ile uzay istasyonuna seferlerin SpaceX tarafından yapılması yönünde anlaşmaya varıldı. Bu anlaşma, NASA’nın kendi uzay aracı Space Shuttle’ın da sonu anlamına geliyordu. SpaceX’in en önemli başarısı ise füzenin üretim şeklindeydi. SpaceX, füzenin yapımında dış kaynak kullanımını tümüyle ortadan kaldırdı. Füzenin ve uzay aracının motorundan elektronik unsurlarına kadar bütün parçaları, şirket bünyesinde üretiliyor. Bu, maliyetlerin önemli oranda aşağıya çekilmesini sağlıyor. Aynı zamanda üretim yapısında değişiklik gerektiğinde, çok hızlı biçimde devreye sokulabiliyor. Uzaya araç gönderen ilk özel şirket olan SpaceX’in Başkanı Gwynne Shotwell, şirketin idealini şöyle açıklıyor: “Eğer insanlardan nefret ediyorsanız ve insanlığın bir gün ortadan kalkması sizin size mantıklı bir fikir gibi geliyorsa, o zaman bizim yaptıklarımızla ilgilenmenize gerek yok. Ama eğer insanlığın yaşamak için yeni bir yer bulması gerektiğini düşünenlerdenseniz, bizimle ilgilenebilir ve hatta biraz yatırım yapabilirsiniz.”

Henry Ford ilk ucuz ve kullanışlı arabayı yaptığında, insanlar “Atın nesi var ki?” dedi. Buna rağmen Henry, büyük bir kumar oynadı ve kazandı.

Tesla’nın yükselişi

Tesla’nın yükselişi Elon Musk’ın isminin duyulmasını sağlayan asıl proje ise hiç kuşkusuz elektrikli araç Tesla’ydı. Tesla, 2003’te Martin Eberhard ve Marc Tarpening tarafından kurulmuştu. Elon Musk, 2004 yılında şirkete Başkan  olarak katıldı ve kısa süre sonra CEO görevini de üstlendi. Tesla’nın sırrı, şirket laboratuarlarında geliştirilen pil sayesinde, aracın 400-500 kilometreye çıkarılmasıydı. Tesla zaman içinde araçlarının menzilini geliştirdi. Model S’nin menzili 800 kilometreyi buldu. Musk, 2017 yılına kadar araçlarının menzilini 1000 kilometreye çıkaracaklarını açıkladı. Şirket yılda yaklaşık 50 bin araçlık satış rakamına ulaşmış durumda. Yeni modeli “Model 3” ile bu rakamı katlamayı hedefliyor. Model S’nin 70 bin dolardan başlayan fiyatına karşılık bu ay başında piyasaya çıkan Model 3’ün satış fiyatı 35 bin dolar düzeyinde olacak. Şirket, yeni model ile elektrikli araçları “satın alınabilir” düzeye indirmek istiyor. Model 3’ün, benzeri fiyat sratejisi izleyen BMW’nin 3 serisine rakip olması bekleniyor. Ucuz modelin başarılı olup olmayacağını zaman gösterecek.

Şirketin CEO’su Elon Musk, Tesla Motors’u ortalama tüketiciye uygun fiyatlarla elektrikli arabalar sunmayı hedefleyen bağımsız bir otomobil üreticisi olarak öngördüğünü açıkladı.

Tesla’nın başarı sırlarından biri, ABD’de statü sembolü olarak algılanması. Özellikle yeşil teknolojiler konusunda duyarlı Kaliforniya’da, BMW ve Mercedes’ten çok satmasının sebebi de bu. Bu olgu, Model 3’ün önünde engel oluşturabilir. Otomobilde pişti, eve düştü Tesla’nın başarısının sırrı, menzili uzatan enerji pilinde. Tesla, pil teknolojisini geliştirerek evlerde kullanılabilecek hale getirdi. “Tesla Powerwall” adıyla piyasaya sürülen lityum bazlı şarj edilebilir enerji pili, gündüz depolanan güneş veya rüzgar gibi yenilenebilir enerjisi kaynaklarının akşamları kullanılabilmesine olanak tanıyor. Bu teknoloji, her evin kendi enerjisini üretmesini sağlayacak. Tesla Powerwall’ın amacı insanların şehir elektrik şebekesine olan bağlılığı azaltmak ve bir kesinti olması durumunda yedek güç kaynağı olarak işlev görmek. Şu anda iki modeli var: 10 kilowatt’lık, evdeki araçların backup’ında kullanılan model ile 7 kilowatt’lık günlük kullanım cihazı. Bu kapasiteler, gündüz depolanan güneş enerjisinin akşam kullanımı için yeterli. 7 kilowatt’lık model şu anda 3 bin dolara, 10 kilowatt’lık model 3 bin 500 dolara satılıyor. Ama Nevada’da kurulan dev kapasiteli yeni fabrikanın tamamlanmasıyla fiyatın düşmesi öngörölüyor. Tesla’nın geliştirdiği pil aslında cep telefonlarımızda kullandığımız pilin bir benzeri. Şirket, 1990’lardan beri mevcut olan lityum pili, evlerde günlük kullanıma uygun hale getirdi. Ürünü piyasaya sunduğu geçtiğimiz Mayıs ayında birkaç hafta içinde 50 bin adetlik sipariş aldı. Bu rakam 179 milyon dolarlık satışa karşılık geliyordu.

Bununla birlikte enerji pili yarışında Tesla’nın rakipleri olduğunu belirtelim. Almanya’da Merceres- Benz, evde kullanım için lityum pilleri satmaya l’in geliştirdiği katıoksit yakıt pilleri, sıvı olarak elde edilen hidrojenin güvenli olarak taşınmasına ve depolanmasına olanak tanıyor. Boru içinde yolculuk Musk’ın bir başka ilginç yatırımı, ulaştırmada devrim yapmaya aday.

Hyperloop teknolojisi

Musk’ın yatırım yaptığı Hyperloop teknolojisi, bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi görünen bir taşıma sistemi. İnsanların yüksek basınçlı borular aracılığıyla, çok yüksek hızda iki nokta arasında taşınması fikrine dayanıyor. Musk, sistemi başlangıçta ABD’nin Batısındaki Los Angeles ve San Francisco kentleri arasında kurmaya hazırlanıyor. Eğer işler planlandığı gibi giderse Hyperloop, dünyanın en ucuz uzak mesafe taşıma aracı olacak. Los Angeles ve San Francisco arasındaki Hyperloop sisteminin 6 milyar dolara mal olması bekleniyor. Geçtiğimiz Haziran ayında Hyperloop sisteminin tasarımı için yarışma açıldı. İnşaatın kısa sürede başlaması planlanıyor.

Hyperloop teknolojisi sayesinde Amsterdam-Paris arası 30 dakikaya inecek
Hyperloop teknolojisi sayesinde Amsterdam-Paris arası 30 dakikaya inecek

 

Forbes’a göre 11.9 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin 34. insanı.

Musk nasıl bir lider?

Forbes’a göre 11.9 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin 34. insanı ve durmaya da pek niyeti yok. Nasıl bir yönetici? Onu tanıyanlar, Musk’ın karmaşık yörünge denklemlerini kafadan çözebilecek yetkinlikte bir lider olduğunu söylüyorlar. Şirketlerinde çalışan mühendislerin işlerini tek başına yerine getirebilecek kadar konulara hakim olduğu da söyleniyor. Arkadaşları, sohbet ederken zaman zaman daldığını, ne yaptığı sorulduğunda füzelerle ilgili karmaşık meselenin çözümünü düşündüğünü söylediğini belirtiyorlar.

Yönetim tarzı, başta Steve Jobs olmak üzere birçok “geek” patronun yönetim tarzına benziyor: Onlar gibi agresif. Ekip üyelerinin limitlerini zorlamayı seviyor. Bazen toplantı sırasında çalışma arkadaşlarını, üstelik içlerinde en parlak olanları aşağılayabiliyor ve hatta işten atabiliyor. Yine de Musk, diğer pek çok yıldız CEO’ya göre çok daha normal bir yönetici. Bilişim patronlarını yakından tanıyan bir yatırımcı Musk’ı, “Steve Jobs’dan kibar ve Bill Gates’den biraz daha rafine bir kişi” diye tanımlıyor.

Bununla birlikte Musk’ın, kendisiyle aynı kulvarda yarışan birçok girişimci için kaba denebilecek değerlendirmeler yaptığını belirtelim. Örneğin Amazon’un patronu Jeff Bezos, Musk’a göre, “Bütün rakiplerini öldürmeye çalışan ve hiç de eğlenceli olmayan” bir kişi.

Elon Musk, başarı sırrını bir cümleyle özetliyor ve diyor ki, “Çok çalış, bilgece çalış, doğru insanları seç ve risk almaktan korkma”.

Elon Musk, başarı sırrını bir cümleyle özetliyor ve diyor ki, “Çok çalış, bilgece çalış, doğru insanları seç ve risk almaktan korkma”. Yönetim tarzı, sürece inanmamak üzerine kurulu. Musk, “Her şeyin süreçle ilgili olduğunu söyleyen bir çalışanla karşılaşırsam bunu kötüye işaret olarak kabul ederim. Bence birçok şirketin en büyük problemi bu. Süreç düşünmenin önüne geçiyor. Çalışanlar büyük bir makinenin küçük bir dişlisi gibi davranmaları için teşvik ediliyor. Açıkça bunun zeki ve yaratıcı olmayan çalışanları şirkette gereksiz yere tutmaktan başka bir işe yaramadığını düşünüyorum” diyor.

Elon Musk’ın 4 özelliği

1-Başarı için 4 taktiği var Bunlardan ilki önceliği ürüne vermekle ilgili. İlk aşamada ürünün kalitesine odaklandığını belirten Musk, “İnsanlar nasıl yönetmesi gerektiğine çok fazla takılıyor. Bence ürünün kendisine daha fazla odaklanmak gerek” diyor. Birçok şirketin parasını ürünü geliştirmek yerine başka şeylerle çarçur ettiğini söyleyen Musk, “Tesla’da reklam bile yapmadık. Bütçeyi sadece ürünün daha kaliteli hale getirilmesi için harcadım” diye konuşuyor.

2-Musk’ın üzerinde durduğu ikinci konu, işe alımda maksimum dikkat. İşe alınan kişilerin doğruluğundan emin olmak gerektiğini, fakat işten atarken hızlı davranılması gerektiğini vurguluyor. Musk, “Paypal’den öğrendiğim bir şey varsa o da birinin doğru insan olmadığını anladığım anda onu kovmam gerektiğidir. Bu kulağa çok kötü geliyor olabilir. Fakat bir kişi artık işime yaramıyorsa yapılması gereken ertelenmemeli. Bence yürümeyen bir şeyi zorlamak yapılabilecek en büyük hata” diyor.

3-Üçüncü nokta, trendleri takip etmekten kaçınmak. Musk, “Fizikteki ilk prensibe göre düşünmekte fayda olduğuna inanıyorum. Özellikle yeni bir şey yapmaya karar verdiyseniz karşılaştırma yaparak akıl yürütmektense olayın özüne inerek temel gerçeklere ulaşmayı hedeflemelisiniz. Yola bu noktadan başlamak bence olabilecek en güçlü metot” diyor.

4-Dördüncü ve son ilkesi ise erken yaşta risk almak. Gençken daha az sorumluluk sahibi olduğumuzu hatırlatan Musk, “Yaşlandıkça insanın omuzlarındaki sorumluluklar artıyor. Bir kere aile kurduktan sonra sadece kendiniz adına risk almıyorsunuz, onları da riske atmış oluyorsunuz. Bu yüzden elinizi çabuk tutup bir an önce harekete geçin. Pişman olmazsınız” şeklinde konuşuyor. _


Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir