Fidel Castro kimdir?


Fidel Castro, 13 Ağustos 1926′ da Küba Mayari’de doğdu. Aşçı annesinin yönlendirmesi ile hristiyan katolik okulunda okudu. 1945 yılında Havana Üniversitesine girerek hukuk eğitimi aldı.

fidel castro
Fidel Castro

Küba lideri Batista, ülkeyi sıkıyönetim ile idare etmekteydi. Castro kurduğu 165 kişilik ordu ile hükümeti devirmek için harekete geçti. Fakat 1953’te askerinin tamamı öldürüldü. Devrimci lider ise bu çarpışmada esir düştü ve 16 yıl ceza aldı. Hakim karşısında söylediği “Beni suçlayabilirsiniz sorun değil. Tarih beni aklayacaktır” sözleri ise ise genç devrimcinin tarihe geçen ilk sözleri oldu.

Cezasının 21. ayında genel aftan yararlanarak tekrar özgürlüğün kavuştu. Devrim aşkı ile yanıp tutuşan genç adam aklında ve kalbinde olanlar ile Meksika’ya gitti. Biz yenilirsek kalkar yeniden deneriz, diktatörler yenilirse sonları olur dedi ve herşeye sıfırdan başlayacak, devrin önderi olacaktı. Fakat önce Küba’dan ayrılması ve yeniden yapılanması gerekiyordu.

Ernesto Che Guevara ile tanışması

Che Guevara
Che Guevara

Yapılanmak için Meksika’yı seçen Castro, hayatının en doğru kararlarından birini almıştı. Çünkü kardeşinin tanıştıracağı o doktor Fidel’i Meksika’da bekliyordu. Fikirlerini, hayallerini, gördüğünü devrim hayalini anlattı. Karşısındaki genç adam ise bu hayali sadece Küba için değil, tüm Latin Amerika, hatta tüm dünya için taşıyordu. Küba onun için sadece bir başlangıçtı. İkisi de birbirlerine göre garip adamdı. Doktor Castro’yu deli olarak tanımlıyor, Casto ise doktoru zır deli olarak anlatıyordu.

Yıllar sonra Küba Devrim Liderlerin biri olacak, kominizmin simgesi haline gelecek ve 1967 yılında Bolivya’da vurularak öldürülecek olan Castoro’nun silah arkadaşı bu doktor Ernesto Che Guevara‘dan başkası değildi.

Fidel, Raul ve Che üçlüsü

Fidel, kardeşi Raul ve Che ile beraber 82 kişilik 26 Temmuz hareketi adlı küçük ordusu ile devrime gidiyordu. Kurduğu küçük ordusu ile mücadeleye başladı ve 2 Aralık 1956 yılında Küba’ya döndü. Ancak hükümet kuvvetleri tarafından saldıraya uğradı ve sadece 12 kişi sağ kurtulabildi. Yaşanan bu kırılma Fidel’in önderliğindeki devrim yanlılarını yolundan çeviremedi.

2 yıl boyunca vur kaç tekniği ile mücade edip insanların dikkatini çektiler. Halk Fidel ve onun eylemlerine karşı büyük ir sempati duyuyordu. Verdikleri mücadelede kayıplar yaşasalarda halk devrime destek çıkıyordu. Ve beklenen 2 Aralık 1956 yılında gerçekleşiyordu. Bu tarih Fidel, Che ve Raul üçlüsünün devrimi gerçekleştiği tarihti.

Devrim sonrası

Esas mücadele devrimi yaptıktan sonra başlıyordu. Havana’ya hareket eden Fidel, 8 ocakta halkın huzuruna konuşma yapmaya çıkıyordu. Bu sırada omzuna konan beyaz bir güvercin halkın gözünde zaten iyi durumda olan Fidel inancını adete bir ilah haline getiriyordu. Küba kurtarıcısı olarak devrimci liderini Havana’da kucaklıyordu. Halka verdiği şeffaflık sözünü ardından yolsuzluğun artık geride kaldığını belirtip, tüm Batista yandaşlarını bir bir idam etti.

fidel castro
Che Guevara, Raul Castro ve Fidel Castro kolkola Havana’ya geliyorlar.

Castro Bu başlangıcın ardından aynı yıl içinde dünya çapında bir tura çıkıp ABD’yi ziyaret etti. Dönemin ABD başkanı tarafından red edilen Castro 1960 yılında tekrar ABD’ye gitti ve 4.5 saat süren bir konuşma yaptı.

Küba’da işletmelerin hepsi kamulaştırıldı

Küba’ya döndüğünde ise sosyalist yönetim tarzını benimsedi ve tüm amerikan işletmetlerini kamulaştırdı ve halka sundu. Bunu yapmasındaki en büyük etken ise Küba topraklarının yüzde 70’inin yabancıların elinde olmasıydı. ABD tarafından çok büyük tepki çeken bu hareket amerika ile tüm bağların kopmasına neden oldu.

ABD’nin Küba’ya ambargo uygulaması ve sonuçları

1961 yılına gelindiğinde Küba’ya ambargo uygulandı. Ardından Fidel’i indirmek için Küba deniz ablukasına alındı ve domuzlar körfezi harekatı başladı. Fidel ise Kübalıların değimi ile bir comandante olarak ABD askerinin karşısına ordusu ile dikildiler. ABD askerleri bu savaşta yenildi ve ülkelerine döndü.

ABD’nin amborgo uygulaması Küba’yı Sovyetler Birliğiile yakınlaştırdı ve ticari ilişkiler gelişti. Che, Fidel’i bu konuda dikkatli olması konusunda uyarıyordu. Sovyetler Birliği ile olan bu yakınlaşma ABD baskısını artırdı, böylelikle Fidel kendisni ve ülkesini yeni bir krizin içerisinde sokuyordu. Yaşanılan bu bunalım Sovyetler Birliği’nin Küba’ya nükleer başlıklı füzeler yerleştirmesi ve herhangi bir ABD müdahesine karşı destek sözü vermesi ile iyice tırmandı. dünya bir kimyasal bir savaşın eşiğine gidiyordu.

Başkan Kenndy füzelerin fotoğraflanması sonucunda harekete geçerek Küba’ya abluba başlattı. ABD’nin Türkiye’ye yerleştirdiği füzeler Sovyetleri tehdit ederken, Sovyetlerde ABD’yi Küba üzerinden tehdit ediyordu, fakat korkulan olmuyor ABD ablukayı çekiyor, Sovyetler Küba’dan, ABD ise Türkiye’den füzeleri kaldırıyorlardı.

CIA Fidel’e 938 defa suikast düzenledi

Bu kaotik dönemlerde halkın eğitimi üzerine çalışan Fidel, başlatıığı okuma yazma sefeberliği ile ilkesindeki okuma yazma oranını yüzde 90’ın üzerine taşıdı. Tüm bunlar yaşanırken suıikastlara göğüs geren Fidel, 1960 yılında Ernesto Che Guevara’nın ölümü ile sarsılmıştı. Che’nin ceseti ise tüm dünya basınında teşhir edilmişti. Ancak tek hedef hiçbir zaman Che omamıştı, Fidel’de hedef tahtasındaydı. CIA Küba’nın efsane liderine toplam 938 defa suikast girişiminde bulunup her seferinde başarısız oldu. Söylentilere göre özel hayatına bile girildi. Fidel’in hayatına bir çok kadın girdi evlilikler yaptı.

90’lara gelindiğinde sovyetler dağılmıştı ve Castro halkına aynı kelimeler ile seslenerek onlara dayanın, dayanın, dayanın diyordu. Tüm bunlar yaşanırken Küba tıp alanında gelişiyor, ülke doktorlarını Afrika başta olmak üzere tüm dünyaya gönderiyor ve yoksullara yardım ediyordu. Comandante ise her zaman şartların eşitsizliğine dair konuşuyor ve eleştirilerde bulunuyordu. Çoğu kez insan hakları üzerine konuşuyoruz, daha çok insanların hakları üzerine konuşmalıyız diyordu. Diğerleri lüks otomobillerine binsinler diye neden bazı insanlar çıplak ayakları ile yürümek zorunda? diğerleri müthiş derecede zengin olsun diye? neden bazıları berbat bir şekilde yaşamak zorunda? Ben bir parça ekmeğe bile sahip olamayan dünya çocuklarının adına konuşuyorum sözlerini söyleyerek dünyada gündem yaratıyordu.Devrim onun için adete bir aşktı. Sokaklara, meydanlara, diğer ülkelerdeki devrimcilerin isimlerini verdi. Havana’nın Cuerte caddesine Mustafa Kemal Atatürk’ün büstünü diktirdi.

Fidel Castro, Küba’yı yarım asır yönetti. Sağlık sorunlarının artmasının soncunda 2008 yılında en çok güvendiği isme kardeşi Raul Castro’ya yönetimi devretti. Fidel Küba’yı bir sembole dönüştürdü. 25 Kasım 2016’da hayata veda etti.

 


Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir