İncir nedir? yararları nelerdir?


İncir; (Ficus carica), dutgiller (Moraceae) familyasından meyve ağacı ve bu ağacın yumuşak, etli meyveleridir.

Anadolu’dan Kuzey Hindistan’a kadar uzanan kesimlerin yerli bitkisidir. Yüksekliği 1 m ile 10-12 m arasında değişen çalı ya da küçük ağaç görünümündeki incir ağacının kışın dökülen yaprakları pürtüklü yüzeyli ve derin parçalı, bazen de neredeyse yekparedir; erkek ve dişi çiçekleri ayrı ağaçlar üzerinde bulunur (ikievcikli). Tozlaşma, yumurtalarını erkek ağacın kısa boyuncuklu verimsiz dişi çiçeklerine bırakan incir yabanansı (Blastophaga) aracılığıyla olur; gelişen yavrular bulundukları yerden çıkarken ergin erkek çiçeklerin çiçektozlarına bulaşırlar, daha sonra dişi ağacın uzun boyuncuklu verimli çiçeklerine yumurtalarını bırakmaya çalışırken üzerilerindeki çiçektozları ile çiçeğin döllenmesini sağlarlar. Döllenmenin ardından gelişen meyveler yaprakların koltuğunda tek tek ya da çiftler halinde bulunur. Çanak biçimindeki bir çiçektablasının, iç yüzünü kaplayan dişi çiçeklerle birlikte etlenmesiyle oluşan incir meyveleri genellikle küre ya da armut biçimli, yeşilimsi soluk sarı ya da morumsu siyah renklidir.

İncir tarımında, kültürü yapılan bireyler dişi ağaçlardır, ancak tozlaşma için erkek ağaçlar gereklidir. Tozlaşmayı kolaylaştırmak için incir yabanarısının yumurtalarını taşıyan incirler erkek ağaçlardan alınarak dişi ağacın dallarına asılır; bu işleme itekleme adı verilir.

İncir, ilkel insanların yetiştirdiği ilk meyve ağaçlarından biridir. Eski çağlar boyunca Ege Denizi ve Doğu Akdeniz çevresindeki bölgelere yayılan inciri, Yunanlıların Karya’ dan aldıkları söylenir (incirin bilimsel adı da buradan kaynaklanır). Yunanlıların temel besin kaynaklarından olan bu meyve, Spartalıların da ziyafet sofralarını süslerdi. Yaşlı Plinius yazılarında birçok incir çeşidinden söz etmiştir. İncirin ayrıca Roma mitolojisinde Bacchus’un (Yunanca Bakkhos) kutsal meyvesi olduğu bilinir.

 

İncir ağacı çelikleme yöntemiyle üretilir. Kuzey Yarıküre’de, şubat ayında alınan çelikler fidanlıklara dikilir; yaklaşık bir büyüme mevsiminin sonunda 1 m yüksekliğe erişen fidanlar asıl üretim alanlarına geçirilir. Çeşitli toprak tiplerine kolaylıkla uyum sağlayabilen bu ağaçlar çoğu Akdeniz ülkesinde su gereksinimlerini yalnızca doğal yağışlardan karşılarlar. Bazı çeşitler yazın ya da sonbaharda tek bir kez ürün verirken, bazıları haziran ya da temmuzda bir önceki büyüme mevsiminin dallarında ilk ürünü, sonbaharda o mevsimin yapraklarının koltuklarında da ikinci ürünü verir.

Şekerce zengin olan, ayrıca A,B,C,D vitaminleri ile kalsiyum, fosfor ve demir elementlerini içeren olgun meyveler Akdeniz ülkelerinde taze olarak ya da kurutularak tüketildiği gibi, hamken reçel yapılarak da değerlendirilir. Ayrıca meyvelerden hazırlanan şuruplar halk arasında müshil ilacı olarak kullanılır. Dünyadaki başlıca incir üreticisi ülkeler Türkiye, İtalya, Cezayir, Yunanistan, Portekiz ve İspanya’dır.

İncir, Türkiye’nin yurtdışında geniş ölçüde tanınan tarım ürünleri arasındadır. Kurutmaya elverişli olan ve Türkiye’nin tüm kuru incir ihracatını oluşturan sarılop çeşidi dış pazarlarda Smyrna (İzmir) inciri adıyla tanınır. Gök-lop, akça, karayaprak, bardacık, morgüz, yeşilgüz, gürdane, patlıcan, kavak, sultanselim ise başlıca taze incir çeşitleridir.

İncirin Faydaları:

  • Taze ve özellikle kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir. İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. Sözgelişi, 100 gr. kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun yüzde 17’si, demir ve magnezyumun yüzde 30’u, fosforun yüzde 20’si, B1 vitamininin yüzde 5’i ve B2 vitamininin yüzde 4’ü alınmış olur.
  • İncir, içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumunu sağlar. İncirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir. Süt içemeyen kişilerin incir yemeleri öğütlenir.
  • Sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır.
  • İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle bedene giren kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.
  • İncir, içerdiği ‘benzaldehit’ adlı maddeyle kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur.
  • Körpe incir yapraklarının sütü siğile karşı etkilidir: Bu etkiyi sağlamak için körpe incir yaprağından sızan süt siğile sürülür.
  • Körpe incir yapraklarının ezilmesiyle hazırlanan yara lapası, çıbanların olgunlaştırılması ve baş verip delinmesinde etkili olur.
  • Kurutulmuş incir yapraklarıyla hazırlanan dekoksiyon, hemoroit (basur) ve çıbanlara karşı etkilidir. Körpe incir yaprakları, havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutulur. Bu yapraklar parçalanır. 2-3 tatlı kaşığı kurumuş yaprak bir bardak suda 30 dakika kadar kaynatılır. Böylece hazırlanan dekoksiyonla ıslatılan bez basur memesine sürülür ya da çıbanlara sarılır. Hemoroite karşı bu dekoksiyondan günde 2-3 bardak içilir.
   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.