Adana tarihi, Adana’da gezilecek yerler


Seyhan delta ovasının en eski yerleşme merkezlerinden biridir. Adını ilahlardan birinin oğlu olan Adanus’tan alan Adana Seyhan ırmağının sol kıyısında geçide elverişli bir yerde ilk defa kurulmuştur. 6. asırda Bizanslıların yaptığı bir Taşkötpü ile iki kıyı birbirine bağlanmış ve şehir nehrin sağ tarafına sıçramıştır. Anadolu’dan Mezopotamya’ya giden tarihi yol üzerinde bulunur. Değişik zamanlarda değişik kavimlerin istilasına uğramış M.Ö. 15. asırda Hititler 7. asırda Asurlular, 6. asırda Persler, M.S. 1. asırda :Romalılar, 7. asırda Emeviler, 10. asırda Bizanslılar 11. asırda Selçuklular ve Osmanlıların hakimiyetine giren Adana; tarım, endüstli ve ulaşımın geliştiği kültür ve turizm şehridir.

adana
Adana

Bizanslı Stefan, Uranus’un iki oğlu Adanus ile Sarus’un, Tarsuslular ile savaşarak şehri kurduklarını, bunlardan birinin adını şehre, ötekinin de ırmağa verdikleri söylenir; bu efsanenin, Adana ile Tarsus arasında süre gelen rekabet ve didişmelerin derin köklerini hatırlatmak bakımından değeri vardır.

Pek eskiden beri kullanılmış bir yol üzerinde bulunan Adana, tarih boyunca birçok istilalara uğradı; Hitit, Asur, sonra Pers, Büyük İskenderden sonra Selefki’lerin ve Mısır Ptolemaios hanedannın, niyat M.Ö 1. yy.’da Pompeios eliyle Roma’nın hakimiyetine girdi. Özellikle Doğu Roma devrinde ticareti gelişti. Seyhan üzerinde 300 m’ye yakın uzunluktaki 21 gözlü meşhur taş köprü VI. yy’ın ilk yarısında Justinianus tarafından, belki Hadrianus’un yaptırmış olduğu daha eski bir körü yerinde, inşa edildi.

İslam akıncıları Adana yöresine ilk olarak VII. yy”da Halife Ömer zamanında geldiler. Emevi halifesi Abdülmelik şehri fethetti; Abbasiler devrin İslam hakimiyei daha kökleşti ve buraya türk kabileleri yerleştirildi. X. yy’da bir aralık Bizanslılara geçen Adana XI. yy. sonlarında Selçuklular tarafından geri alındı; bir süre Haçlıların, Kilikya Ermenilerin eline geçti. XIV. yy. ortalarına doğru, az çok Mısır Kölemen devletine bağlı türkmen beylerinden Yüreğiroğlu Ramazan Bey Adana’ya hakim oldu. Ramazanoğulları beyliği XV. yy’da Osmanlı ve Mısır devletleri arasında ayırıcı bir siyasi teşekkül meydana getiriyordu. XVI. yy’da Adana, Yavuz Selim’in Mısır seferi sırasında (1517) Osmanlı devletine katıldı ise de, eyalet idaresi daha bir süre Ramazanoğullarında kaldı.

XVII. yy’ın ikinci yarısında Adana’dan geçmiş olan Evliye Çelebi, şehir hakkında oldukça geniş bilgi verir: o sırada Adana’nın iki kapılı ve yedi kuleli, bir tarafı Seyhan ile, öte kenarı hendekler aracılığıyla korunan biriç kalesi vardı; şehir kalenin batı ve kuzey taraflarında uzanıyor, hepsi de kerpiçten olmak üzre 8700 evi, be büyük olmak üzere 70 cami, 130 dükkanı, 17 hanı ve bir kapalıçarsısı bulunuyordu; şehrin çevresinde surlar yoktu, ama mahallerinin sokak başlarında geceleri kapatılan kapılar vardı, sokaklar toprak olmakla beraber, çarı ve pazar yerlerinde yaya kaldırımları yapılmıştı; şehrin etrafı bağ ve bahçeler ile çevrili bulunuyor, bunlar bostan dolaplarıyla ormandan sulanıyordu. Evliye Çelebi, Adana’nın ürünleri arasında limon, turunç, zeytin, indir, nar, şekerkamışı ve pamuğu saymakta, pamuğun önemli bir gelir kaynağı olduğunu söylemektedir.

Adana’da Gezilecek yerler

adana
Adana kalesi, Bizans İmparatoru İustinianus tarafından yaptırılmıştır (527- 565).

Atatürk Anıtı: Atatürk caddesi üzerinde 1935 yılında Heykeltıraş ali Hamdi Daran tarafından yapılan anır, Adana’nın kurtuluşunu sembolize etmektedir.

Şair Ziya Paşa’nın Mezarı: Ulu camii yanındaki Ziya Paşa Parkındadır. Vali Abidin Paşa tarafından 1881 de yapılmıştır. Ziya Paşa burada valiyken vefatından sonra buraya gömüşmüştür. Saha çevre düzenlemesi yapılarak 1961 da park haline getirilmiş ve ayrıca Ziya Paşa’nın bir büstü de dikilmitir.

Ulu Cami: 1513 yılında yapımına başlanan 1541 de bitirilen bu camii, siyan ve beyaz mermer bloklarla inşa edilmiştir. Güney duvarı ve minberin üstü İznik çinileriyle süslüdür.

Saat Kulesi: Vilayet alanında 1881 de yapılmış, 32 m. yüksekliğindeki bu kulenin dört cephesine 4 saat bulunmaktadır.

Taşköprü: Şehir içinde bulunan Seyhan ırmağının iki yakasını dolayısıyla şehir merkezinin birbirine bağlayan bu köprü Roma imparatoru Hadrianus tarafından M.S 2. asırda yapılmıştır. 320 m. uzunluğunda, 13 metre yüksekliğinde 21 kemer gözden oluşan bu köprü şehrin belkemiğini teşkil eder.

Anavarza: Kozan’ın güneyinde Dilekkeya köyü yakınında bir kale şehridir. Asurlular tarafından M.Ö. 4. asırda kurulduğu tahmin edilmektedir. Roma ve Biznas döneminde de fonksiyonunu devam ettiren bu şehir depremlerle yıkıldıktan sonra Bizanslılar tarafından yeniden onarılarak Arap akınlarına karı bir üs olarak kullanılmıştır. Bu kale 14. yüzyıl sonuna doğru terkedilmiştir. Çukurova’nın en sağlam kale şehridir. Bugün sağlam bir vaziyette ayakta durmaktadır. Kale surları, burçları, su kemlerleri, altı sütunlu zafer takı, kaya kilisesi, havari kilisesi, kaya mezarları, tiyatro ve sarnıçları ziyaretçilerinm ilgisini çekmektedir.

Ayrıca bu yörede Ceyhan’a 8 km uzaklıkta Yılanlı kale, ve yine Ceyhan’a 12 km uzaklıkta Dumlukale, Havraniye ve Kurtkulağı kervansarayları, Kozan’dakiSis kalesi, Osmaniye civarında Toprakkale başlıca antik eserleridir.


E-posta hesabınız yayımlanmayacak.