Anksiyete (kaygı) nedir? anksiyete nasıl tedavi edilir?


Kaygı nedir?

Kaygı, ruhsal huzursuzluk, evham ve vesvesenin eş anlamlısıdır. Kaygının hayatımızda yaşamsal bir önemi vardır. Örneğin karşımıza yılan çıktı, bedenimizde kan basıncımız artar. Bu olay otomatik gelişen bir şeydir. O an kaçarız ve o an karşılaştığımız durumda yaşamda kalmaya çalışırız. Kaygı, bu durumda çok normaldir. Kaygı bozukluğunda ise karşımızda tehlike yaratan bir şey olmadığı halde kişinin kaygı duyması ve bu durum ile ilgili kaygıyı kendi içerisinde çoğaltması ve çok büyük tepkiler vermesidir. Tehlike olmadığı halde kişinin büyük tepkiler vermesidir.

Kaygı bozukluğu olduğumuzu nasıl anlarız?

Anksiyete bozukluğunda ortada kişiyi gerecek durum olmasa dahi kişinin kendi kendisine gerilmesi ve kaygılanmasıdır. Kaygı bozukluğu olan kişi huzursuz ve gergin oluyor. Fizyolojik olarak ise; kalp çarpıntıları, panik atak oluyor.

Aşırı tepki vermek, normalin dışında tepkiler vermek ve olayların günlerce etkilemesi kaygı bozukluğu olduğunun belirtisidir.

Kaygı bozukluğunun nedenleri?

Kaygı bozukluğunun çok fazla sebepleri var. Öncelikle kişinin beklediği manevi ve maddi desteği alamaması. Toplumun kendisinden beklediği şeyler ile kişinin kendi istediklerinin örtüşmemesi. Özellikle toplumun kadına yüklediği anlamlardan dolayı kaygı bozuklukları olmaktadır.

 

Kaygının çocukluk dönemine dayanan bir ayağı da var. Çocukluk döneminde güvenli bağlanma denen bir durum var ve özellikle anne ile çocuk arasında temel bir güven bağı kurulmazsa, anne çocuğa sürekli dur yapma, dokunma cıs yapma, teyzenin iğnesi var derse güvensiz bir bağ kurulur ve bu durum çocuğun hafızasına kazanır, yetişkinlikte ise bu durum kaygı bozukluğu olarak ortaya çıkmaktadır. Anneler sürekli korkutursa çocuklarda kaygı bozuklukları olmaktadır.

Bazı anneler çocukları okula yollarken felakete yollar gibi yolluyorlar, anne kendisi kaygı bozukluğu yaşarken bunu çocuğa da aşılıyor, annenin kaygısı çocuğa geçiyor.

Kaygının duygusal belirtileri

Kaygı bozukluklarının birincil belirtilerinden; gerçeğe uygun olmayan veya abartılmış, aşırı korku ve kaygının yanı sıra, sık rastlanan diğer duygusal belirtileri arasındakiler:

  • Endişe ve dehşet hissi,
  • Dikkatini bir konuda toplamada zorlanma,
  • Gergin ve tedirgin his,
  • En kötüsünü beklemek,
  • Sinirlilik,
  • Huzursuzluk,
  • Tehlike işaretlerini kollama,
  • “Kafamın içi bomboş” hissidir.

 

Kaygı bozukluğunun türleri nelerdir?

En sık gözlenilen bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk yani takıntı bozukluğudur. Obsesyonlar bizim zihnimizde engel olamayacağımız düşüncelerdir, kompusyonlar ise bunların eyleme dönüşen halidir. Mesele; en sık rastlanılan obsesyonlar, mikrop bulaşmasıdır. Kişi sürekli hastalanacağını düşünüyor ve bu düşünce kısmı davranışa dönüşüyor, sürekli ellerini yıkayarak hayatını etkileyecek çok ciddi noktalara ulaşabiliyor.

Travma bozukluğu ise stres bozukluğu kaygısının çok yoğun olduğu bozukluğudur. Travma sonrası stres bozukluğu şu şekilde ortaya çıkıyor; kişinin yaşamını tehdit eden bir olay ile karşılaştığı zaman ya da şahit olduğu zaman kişide yaşattığı yoğun duydu durumudur.

Kişi travma yaşadıktan yıllar sonra da travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkabilir. Hemen akabinde de ortaya çıkabilir. Kişi travmayı geçtiğini zanneder ama ileri ki yıllarda ortaya çıkabilir. Bastırılan travmalar ileri ki yıllarda ortaya çıkabilir. Örneğin; saldırıya uğramış olabilir, işkence görmüş olabilir, tacize uğramış olabilir, bunlar kişinin yaşamını ciddi şekilde tehdit eden durumlardır. Kişi bu durumda irkilme tepkileri, ufacık seste ciddi bir tehdit altında olduğunu hissedebilir. Travma ile ilgili durumlardan uzak kalabilir, uykuları bozulabilir. Bu şekilde sorunlar ortaya çıkabilir. Baş edilemeyecek bir durum söz konusu ise bir uzmana başvurulmalıdır.

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.