Bira hakkında bilgi


Tarihi ekmekle iç içe geçen bira İÖ 3000 yılından beri Mısır, Mezopotamya ve Avrupa’da bilinen fakat Eski Yunanlılar ve Romalılarca bilinmeyen, Yunan kaynaklarında Trak ve Frig biraları yoluyla sözü edilen içkidir.

Sözcüğün kökü tartışmalıdır, Latince içmek anlamında bibere’den türetilen biber (içki) sözcüğünden geldiği iddia edilir. Avrupa 17. yüzyıl sonlarına kadar güneyde şarap ve kuzeyde bira içen bölgeler olarak ikiye ayrılır. Kaliteli bira üretimi bu yüzyılda Almanya, Bohemya, Polonya’da başlamıştır. Hollandalıların güneye inmeleriyle ve Yedi Yıl Savaşları (1756- 63) gibi savaş dönemlerinde güneyde bira tüketimi ve birahaneler artmıştır. Bu yüzyılda güneydeki birahanelerin müşterilerini gene kuzeyliler oluşturmaktadır.içki

Türkiye’de bira içildiğine dair bilgiler 1850 Zonguldak’ına gider. Zonguldak’ta kömür üretiminde çalışan çoğu Sırp, Hırvat, Doğu Avrupalı işçiler zor gurbet koşullarına birayla dayanmaktadırlar ve Müslüman yoldaşları da bu kültürü benimsemiş, şehirde kaptan denilen gemi sahibi girişimcilerin Batı modasını yakından takip etmelerinin de katkısıyla daha o zamandan şehir Avrupai birahanelerle dolmuştur. Ankara’ya 1890’ların başında birahane ve biranın girişi de Avrupalı ve gayri Müslim demiryolu işçileriyle olmuştur.

Türkiye’de ilk bira fabrikasının açılışı da 1890’lardadır. İsviçreli Bo-monti kardeşlerin İstanbul’da kurduğu fabrikanın ardından birahaneler de çoğalmıştır. 1888’de İstanbul’da faaliyet gösteren birahanelerin toplam sayısı 31’dir. 1894’te İstanbul’da 33, İzmir’de 5, Selanik’te 4 ve Ankara’da 3 birahane faaliyet göstermektedir. Bomonti’den önce 1846’da İzmir’de Prokopp birasının üretildiği söylenmekteyse de, bu firmanın Bristoll’den ithal ettiği şişelerin dolu mu geldiği yoksa İzmir’de mi doldurulduğu belli değildir. 1909’da kurulan Büyükdere Nektar Bira Fabrikası kısa süre sonra Bomonti-Nektar Birleşik Bira Fabrikaları adıyla Bomonti’yle birleşmiştir.

 
bira
Alkol nukleus accumbensi kısa devre yaptırarak, oldukça çok dopamin salgılamasına neden olur. Bu da insanların iyi hissetmesine neden olur.

Abdülhamid‘in baskısından uzak Selanik’te gazino ve birahaneler ailece gidilebilen müzikli yerlerdir, ittihatçılar birahanelerde rahatça toplanıp siyaset konuşabilmekteydiler. Ali Canip, Beyaz Kule bahçesinde İtalyan maestro yönetiminde güzel melodiler çalan Lehli kızlardan pek beğendiği Irma’nın masasına geldiğini, Ziya Gökalp’in ise bu buluşmalar sırasında “önüne bakar, sağ elini sol elinin içine alır, parmaklarını oğuşturur” vaziyette beklediğini anlatır.

1926 yılında Tekel idaresi kurulunca Bomonti-Nektar Tekele bağlanmış ancak 1928’de Bomonti-Nektar A.Ş. adıyla yeniden kurulan firma üretimini 1938 yılına kadar sürdürmüş ve o yıl yeniden Tekel’e devredilmiştir. 1933 yılına kadar tek bira fabrikası olan Bomonti-Nektar’dan sonra 1933-34’de Atatürk Orman Çiftliği bünyesinde ikinci büyük bira tesisi kuruldu. 1939’da Ankara’daki fabrika da Tekel’e devredildi.

Birada devlet tekelinin kalkması 1960’lı yıllarda oldu. 1966’da bira üretme izni alan Erciyes Biracılık ve Malt Sanayi açtığı isim yarışmasının birincisine 5 bin lira ödül vererek Efes Pilsen adıyla 1969’da piyasaya çıktı. Aynı yıl Danimarka patentiyle Türk Tuborg üretime başladı.

Bira tüketimi büyük şehirler ve tatil beldelerinde artarken, 1984’de alkollü içki olduğu kararı alınarak ruhsatsız satışı ve reklamı yasaklandı. Rakının genellikle sofra donatmak gerektirmesine ve törenselliğini korumasına karşın, biranın fast-food ortağı olarak görülmesi, kaçamak yapmaya olanak vermesi, iş çıkışı biracılarını yarattı. Devletin kararı ne olursa olsun, rakı halen gazete kâğıdına sarılmadan bakkaldan alınmazken, biranın yaşadığı serbestlik, ikisinin toplumda ne kadar farklı değerlendirildiğini gösteriyor.

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.