Büyük Kalçası Yüzünden Trajik Hayat Yaşayan Kadın: Saartjie Baartman


Doğduğunuz topraklardan binlerce km uzakta, bilmediğiniz, aşina olmadığınız insanların önündesiniz. Üzerinizde bedeninizi teşhir eden kıyafetler var ve sahibiniz size komutlar veriyor; yürü, arkanı dön ve dans et. İnsanlar size hakaret ediyor renjide ediyorlar. Yalnızca büyük kalçanız olduğu için.Bazıları kalçanızın gerçekliğini teyit etmek için dokunmak istiyor hatta dürtüyorlar. Sizin ise yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Çünkü siz afrikalı bir kölesiniz. Hem siyahsınız hem de onlara göre garipsiniz isminiz Saartjie Baartman. Ne hissederdiniz?

Afrika’dan İngiltere’ye köle olarak götürüldü

Saartjie Baartman 1789 yılında Güney Afrika’nın East Cape vilayetinde dünyaya geldi. Ailesi Khoisan halkının Khoikhoi kabilesine mensuptu. Güney Afrikadaki hollandalı milislerin baskıları sonucunda yetim kaldı ve hollandalı çiftçiler tarafından köle olarak alındı. Sarah görünümü itibariyle diğer kadınlardan, daha doğrusu batılı kadınlardan çok farklıydı.

Devasa denebilecek bir kalçası ve büyük bir cinsel organı vardı. Bu yönleri ile sömürgeci beyazlar tarafından hemen fark edilmişti. Sarah’ın sahibinin kardeşi (Hendrik Cezar) ve cerrah subay arkadaşı (William Dunlop) farklı anatomiye sahip bu kadını paraya dönüştürebileceklerinin farkındaydı.

İngiltere’de bu farklı yönü ile çok zengin olabileceklerini söyleyerek Onu gitmeye ikna ettiler. Zaten köle olan Sarah’ın da başka bir çaresi olmasa gerekti. Daha yalnızca 19’undaydı. Zavallı Sarah, bir bataklığa adım attığının farkında değildi.

Sirklerde sergilendi

Sarah, Londra’da ilk olarak sirklerde para karşılığı sergilenmeye başlar. Ona vücudunu teşhir edecek kıyafetler giydirilir ve zorla dans ettilir. Onu izlemeye gelen hastalıklı insanlar tarafından hakaretlere, tacizlere maruz kalır. İnsanlar gerçek olup olmadığını anlamak bahanesiyle onu ellemekten bile eksik kalmazlar. Aslında Khoikhol kabilesinden Avrupa’ya götürülen ilk kadın Sarah olmamasına rağmen burada ünü kısa süre içerisind yayıldı. Herkes bu zavvallı kızın kalçalarını görebilmek için birbiri ile yarışıyordu.

Kölelik karşıtı kesimler sergilenmesine engel olamadı

Londra sokaklarında afişleri asılıyordu. Bazı zenginler sırf kendilerine özel gösteriler yapılmasını talep ediyorlardı. Gösteriler sırasında yanında sahibi bulunuyor ve ona otur-kalk gibi komutlar veriyordu. Sarah’ın ünü arttıkça gösterilerin boyutu büyümeye başladı. Kısa süre sonra da ona yapılanların insanlık dışı olduğunu söyleyen kölelik karşıtı kesimler nihayet seslerini çıkarmaya başladılar.

Bazı yerlerde yaptığı gösteriler yasaklandı. Mahkeme Sarah’a özgürlüğünü kazabilmesi için bir şans verdi. African Association isimli örgüttte onun lehine şahitlik yaptı. Fakat Sarah ne yazık ki, baskı altında olmadığını ve cinsel istismara maruz kalmadığını söyledi. Muhtemelen söylemek zorunda kaldı.

İngiltere’den Londra’ya götürüldü

Sarah’ın İngiltere serüveni 4 yıl sürdü. Daha sonra da Fransa’ya götürüldü. Fransa yolcuğu ise :Fransız birine satılması ile başladı. Ne yazık ki Fransa’da yaşayacakları ona İngiltere’yi bile aratacaktı.

Yeni sahibi (S. Reaux) bir hayvan eğiticisiydi. Bir yıldan suzun bir süre onu çok yıpratıcı şartlar altında hayvanlarla birlikte gösterilere zorladı. Daha sonraları aralarında ünlü doğablimci Georges Cuvier de olmak üzere birçok bilim insanı onu incelemek istedi. Bu incelemelerin bazılarında zavallı kadının zorlanarak çıplak bir şekilde resimlenmeye mecbur edildiği biliniyor. Bunlardan bazıları, Sarah’ın maymunlar ve insanlar arasında bir geçiş formu olduğunu iddia adecek kadar ileri gitmiştir. Fransa’da yaşadıklarının ardından kendini alkole verene Sarah daha çok para kazanmak için fahişelik yapmak zorunda kaldı.

Sarah Baartman 29 Aralık 1815’de, 25 yaşında ateşli bir hastalık sonucunda öldü.

Öldükten sonrada vücudu sergilenmeye devam edildi

Ama Baartman’ın çilesi bitmedi. Hala teşhir edilebilecek bir bedeni vardı. Öldükten hemen sonra otopsisi yapıldı. Kalçası, cinsel organı ve beyni çıkartılarak Paristeki insanlık müzesine kondu. Vücudunun da kalıcı çıkartılarak halka sergilenmeye devam edildi. 1974 yılından sonra da depoya kaldırıldı.

Ünlü Fransız bilim insanı Gerogas Cuviver, öldükten hemen sonra inceledi ve incelemlerinin sonucunda büyük insansı maymunlara (Great Ape), insanlardan daha yakın olduğun söyledi.

Güney Afrika’nın ilk siyahı başkanı Nelson Mandela tarafından 1994 yılında, Baartman’a ait kalıntılar resmi olarak istenmişti. Fransa, 1940 yılından itibaren gündeme gelen bu talepleri önceleri umursamasa da nihayet lütuf edip 2002’de kabul etti. Trajik hikayetsiyle hepimizi hüzünlendiren ve insan hakkında düşündüren bu sıradışı “siyahı” “büyük kalçalı kadın” ölümünden yaklaşık 200 yıl sonra, 2002’de doğduğu yerdekendi halkının gelenekleriyle toprağa verildi.

9 Ağustos Güney Afrika Ulusal Kadın Gününe denk gelen Hankey kasabasındaki cenaze törenine yüzlerce insan katıldı. Sarah Afikada sömürgeleştirilen, zorla topraklarından koparılıp çalıştırılan, fiziksel güç ve seks kölesi olarak kullanılan sayısız insandan yalnızca biriydi.

Baartman’ın hikayesi aslında Afrika halklarının dünya tarafından acımasızca, ahlaksızca sömürülmesinin hikayesidir.

Kalçasının büyük olmasının sebebi genetik varyasyon

Sarah’ın Avrupalıların ağzını sulandırıp onu metalaştıran bu büyük kalçalı olma durumu aslında kendi kabilesinde oldukça normal bir durumdu. Khoi kadınlarının kalçaları genetik bir varyasyon soncu diğer insanlara göre biraz daha büyüktür. Bu genetik varyasyon vücuttaki yağ kitlesinin büyük bir bölümünün kalçada depolanmasına sebep olur. Hatta çalışırlarken bebeklerini kalçalarında taşıyorlarmış. Ayrıca kadında kalçanı büyük olması kadının doğurganlık açısından başarılı olacağını simgelediği için bir güzellik göstergtesi olarak değerlendiriliyor.


Yorum Yapınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.