Çin Tuzu Nedir Zararları Nelerdir


Çin Tuzu yani diğer adıyla mono sodyum glutamat(msg) nedir ve zararları nelerdir bu yazımızda bunlara değineceğiz.

Çin tuzu, yiyeceklere katıldığı zaman, o yiyeceğin tadının beyin tarafından güzel olarak algılanmasını sağlıyor. Tatlı, tuzlu, acı hiç fark etmiyor. Hangi yiyeceğe katılırsa lezzetliymiş gibi geliyor ve bu yüzden gıda üreticilerinin bir çoğu çin tuzunu kârlı olduğu için kullanıyorlar. Çünkü bu tadı alan kişiler bir daha bir daha yemek istiyor. Yani çin tuzunun bağımlılık yaptığını söylemek de mümkün.

Özellikle etsiz çiğköftelerde, hazır çorbalarda, dönerlerde, cipslerde, renkli yoğurtlarda, dondurlamalarda ve et suyu

tabletlerde bulunuyor çin tuzları. Bu ürünlerin paketlerini okuduğumuzda içinde çin tuzu olduğuna dair herhangi bir yazı bulamayız. Hatta koruyucu madde içermez ve Türk gıda koteksine uygundur gibi ifadeler okur ve güvenerek alırız. Bu yazıyı okuduktan sonra siz de ürün paketlerini daha dikkatli okur hale geleceksiniz. Üreticiler çin tuzunun zararını bildiklerinden genellikle tüketicilerin bunu farketmemesi için çin tuzunu diğer adıyla yani MSG (Mono sodyum glumat) olarak yazarlar. Yukarıda bahsettiğimiz gibi bu ürünlerde hiçbir koruyu ürün yoktur yazar ancak önemli olan “hiçbir katkı maddesi yoktur” ibaresinin yer almasıdır.

Peki Çin Tuzunun Zararları Nelerdir

Çin tuzu özellikle sinir hücrelerine zarar veriyor. Merkezi sinir tahribatına bağlı olarak da Alzheimer, parkinson, epilepsi, retinal dejenerasyon (göz retinasında hasar), doyma mekanizmasında bozukluk, insülinde artışa bağlı olarak diyabet, obeziye, büyüme hormonunda baskılama, hamilelerde bebeğe zarar, pankreas hasarı gibi ciddi sorunlara sebep oluyor.

Bu kadar zararı olan bir ürünün kullanılma sebebi şüphesiz daha fazla para kazanma isteğidir. Bilinen bu kadar zararı olan çin tuzunun sağlık boyutuna değinecek olursak; son 25 yılı dikkatle incelediğimizde, çocuk yaşta diyaliz cihazına bağlı yaşamaya mahkum edilenler, çok küçük yaşta şeker hastalığı ile tanışan çocuklar, obez çocuklar, asabi çocuklar, 9-10 yaşında büluğ çağına girenler, çeşitli nedenlerle engelli doğanlar ve bu sayının ülke nüfusunun % 12’sine çıkması ve benzerleri gibi sorunların hızla türediğini görebiliriz.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.