Depresyonla başa çıkma yolları » E-Kütüphane

Depresyonla başa çıkma yolları


Depresyon her zaman hastalık anlamına gelmez. Depresyon denildiği zaman kişiler başa çıkamadıkları durumlarda kendi içlerine kapanarak, bir anlamda şarteli indirerek güç topladıkları bir durumdur. Hastalık haline gelmeden hepimiz kısa dönem, orta dönem bazen yaşarız ve her zaman ilaç kullanmaya gerek yoktur… İşte depresyon ve kaygı ile başa çıkmanın yolları.

Bir kişinin ruhsal yapısının bozulduğunu düşünmesi ya da akıl sağlığının bozulduğuna inanması kolay bir şey değildir. Bu nedenle yardım alması kendi isteği ile olmuyor. Psikiyatri el ile tutulur, testler ile ortaya konan bir branş değildir. Aile içerisindeki durumumuz, toplum içerisinde durumumuz, kendi iç dünyamızdaki farklılıklarda bir sorun var ise bir de üretkenlik düşerse yardım alınmalıdır.

Depresyonda iseniz dışarıdan gözlenen belirtiler:

Kişi bazen aşırı kaygı ile baş ederken yanılabiliyor, eğer kaygı ve depresyon içerisindeyseniz ve bunun farkında değilsen aşağıda yazanlar kılavuz niteliğindedir.

  • Dışarıdan belirlenebilen durumların başında tahammülsüzlük gelir.
  • Yaptığınız işe konsantre olmak ve zorlanma.
  • Daha önce yaptığınız şeylerden keyif alıyorsanız ve yavaş yavaş keyif alamama ve yetersizlik duyuyorsanız depresyon belirtisi var demektir.
  • Ağız tadının gitmesi, iştah anlamında olduğu gibi mecazi anlamda kişinin hayattan aldığı keyfin azalması gelir.
  • Hayat ile olan bağının azaldığı ve hayattana beklentilerin azalması umutsuzluk ve ümitsizlik duyguları yoğun yaşanması.
  • Uyku problemleri; uyku fazlalığı veya uyku azlığı.
  • iştahta değişiklik çok yeme ya da az az yeme.
  • İnsanlar ile olan iletişimde artma ya da azalma. Çok içe kapanma ya da dertlerini sürekli anlatma ama bu süreçte sürekli çatışma yaşama.

Psikoterapi nedir? nasıl yapılır?

Psikoterapi çok çeşitlidir. Psikoterapide asıl amaç kişiyi bilinçlendirmek, var olan problemin farkına varmasını sağlamak, kendisinin görmesini sağlamak, başkasının yardımından ziyade kendi bakış açısı ile olayları yorumlaması ama bu arada yanlışları kendisini görmesini sağlamaktır.

 

Çoğu terapi şekillerinde çok anlatma çok az müdahele var gibi görülüyor ama bazen hastaların beklentileri şu oluyor; terapist benim yolumu çizsin bende onu uygulayayım. Ama terapistin yaptığı şey koçluk değil, hastalara rehberlik etmektir. Bu yoldan giderseniz bunlar başınıza gelir, bu yoldan giderseniz bunlar başınıza gelir denir ve tercih kişiye bırakılır.

Psikoterapi konuşularak yapılan terapidir. Püf noktası terapi kısmıdır, yani her konuşma terapi değildir. Her psikoterapi yapıldığı söylenilen durum terapi değildir. Bu tedaviyi uygun kişiden psikoterapi eğitimi almış olan kişiden alınası her zaman en doğrusudur. Yoksa başka hedefler ile ya da kendisine uygun tarzda birisini bularak birisinden alınan yardımlar terapi değildir.

Yaşam koçu depresyon rahatsızlıklarını tedavi edebilir mi?

Eğer ortada çatışma var ise bunu sağlık profesöründen almak gerekir. Ruhsal problem yok ise ve görüşme, istişare edilecekse yaşam koçluğuna gidilebilir ama bunu terapi olarak algılanmaması gerekir. Terapi olarak algıladıklarında yanlış yönlendirme ile problem daha da büyüyecektir ve kişi geri dönülemeyecek noktada sorunlar ile karşı karşıya kalacaktır. İlk öneri; öncelikle sağlık profesöründen yardım alınmalıdır. Bunun dışında yaşam koçluğu bir sosyal aktivite olarak düşünülmelidir.

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.