Dünya klima devi Willis Haviland Carrier’ın öyküsü


Günümüzde klimalar evlerde, iş yerlerinde, büyük alışveriş merkezlerinde, şirketlerde, stadyumlarda, metrolarda kısacası insanların yaşam sürdükleri her alanda son derece önemli bir yer kaplamaktadır. Evlerin ve otomobillerin vazgeçilmez bir parçası olan bu cihaz ilk icadından sonra yıllar boyu sadece fabrikalarda ısı, toz ve nem denetimi amacıyla kullanılmıştı. Aslında yapay havalandırma soğutma sistemleri antik çağlardan beri insanoğlu tarafından kullanılmıştır. 19. yüzyıla gelindiğinde, havayı serinletmek için buzun önüne serdikleri ıslak hasır pasparlarla ya da bahçelerinde kullandıkları fıskiyelerle serinlik oluşturma yolları bile bulmuşlardır.

Ancak günümüzde gerek serinlemek gerekse ısınmak için artık klimalar iş başındalar. Şimdi klimanın mucidi Willis Carrier‘ın hayatına kısa bir göz atalım.

1876 yılında Batı New York’a bağlı küçük bir kasaba olan Angola’da doğan Dünya klima devi Willis Haviland Carrier‘ın öyküsü klima endüstrisinin kurucusu olarak tarihe geçmiştir. Önceleri posta müdürlüğü yapan baab Duane Carrier, daha sonra çifçilik yapmaya başlamıştır. O aile çiftliğini yürütürken oğlu Willis çok küçük yaşlarında üstün bir zekaya, mekanik yeteneklere sahip olduğunu belli edecek çalışmalar yapmaya başlamıştır.

Ailesi, onun bu yeteneklerini annesinden aldığını düşünmüştü. Çünkü anne Carrier evdeki dikiş makinesini, bozulan saatleri ve diğer mekanik aletleri tamir etmekte çok başarılıydı. Belki ede esas neden, annesinin küçük Willis’e kesir ve diğer matematik hesaplarını öğreterek onun hayallerini ve ilgi alanlarını mühendislik hesaplarını öğreterek onun hayallerini ve ilgi alanını mühendislik alanına yönlendirmiş olmasıdır. Gerçekten de annesinin ölümünden sonra Willis’in annesinin kendisine yeni bir dünyanın kapılarını açtığını ve karşılaştığı problemleri çözecek yöntemler öğrettiğini söylemesi, annesinin onun üzerindeki etkisinin anlaşılması açısından önemli bir açıklamadır.

Carrier genç bir çocukken bile çevresinde zeki ve çalışkan biri olarak tanınmıştır. En yakın arkadaşlarından biri, onun kar fırtasının ortasında oturup havaya hiç aldırmadan geometri problemleri çözdüğünü hatırladığını söylemiştir. 1890-94 yılları arasında öğretmenlik yapmış daha sonra 1896 yılında Buffalo Lisesi’ne atanmıştır. Ancak her ne olursa olsun Willis’in mühendis olma konusundaki isteği, onun içinde bir tutku haline dönüşmüştü. 1897 yılında Cornell Üniversitesinden burs kazanmasının ardından 1901 yılında hayali gerçekleştirmiş ve makine mühendisi olarka bu üniversiteden mezun olmuştur.

Mezuniyetinin ardından aynı yılın Temmuz ayında Buffalo’daki Buffalo Forge Company’de ısıtıcı,ü serinletici pervane ve egzoz sistemleri ile ilgili imalat işinde çalışmaya başlamıştır. Altı ay içinde şirketin Yeni deneysel ürünler departmanının başına getirilmiştir. Carrier’in ilk mesleki ünvanı budur. Carrier’ın buradaki ilk projelerinden biri, ısıtma bobinlerinden oluşan bir sistemden geçirildiğinde havanın ne kadar ısı soğurabileceğini belirlemekti; bulguları şirketin ısınma giderlerinde binlerce dolar tasarruf sağlamayı başarmıştı.

Carrier’ın hayatındaki en büyük dönüm noktalarından biri Brookly’deki Sackett-Wilhelms Lithographing an Publishing adlı bir matbaa için bir yöntem geliştirmesiydi. Matbaadaki ısı ve nem değişimleri yüzünden kağıtlar genleşip büzüşüyor ve bunun sonucu olarak baskı sürecinde renkler donuklaşıyordu.

Bu sırada 25 yaşında olan Carrier, söz konusu matbaanın ısı ve nem oranını gayet basit yöntemlerle düşürmeyi başarmış ve renk donuklaşması sorununu çözmüştür. Carrier öncelikle burada baskı açısından olması gereken en uygun nem seviyesinin ne olması gerektiğini tespit etmişti. Ardından gerçek nem seviyelerini korumak için ulusal hava çizelgelerini gözden geçirmişti. Daha sonra da matbaanın içinde olması gereken nem seciyesini dengede tutacak bir havalandırma ekipmanı kurarak burada en uygun nem oranını sağlamayı başaran Carrier 17 Temmuz 1902’de bu projeyle dünyanın ilk klimasını hayata geçirmiş oldu. Bu klima, matbaanın ısı ve nem oranını hassasiyetle denetleyen 30 tonluk bir makineydi.huzur

İlk hava koşullarındırma sistemini mükemmelleştirmek isteyen Carrier, havayı nemden arındırmak için daha iyi bir yol olabileceğini düşünüyordu. 1902 yılı sonbaharında Pittsburgh’da tren beklerken, platform yoğun bir sisle kaplıydı. Birden kafasıknda bir şimşek çaktı. Sisli hava koşullarını yaratarak, yani havanın neme doymasını sağlayarak ve bu koşullarda sıcaklığı kontrol ederek istediği nem oranında havayı üretebilirdi. Bunun için havayı hafif bir su püskürtülen ortamdan geçirerek sis koşullarını yaratabilirdi. Su sıcaklığını kontrol ederek, doyma noktasındaki sıcaklığı da kontrol edebilirdi.

Carrier, bu düşünceyle yeni hava koşullandırma sistemini geliştirdi ve iki yıl sonra 16 Eylül 1904’te su püskürtmeli ilk klima sistemi olan “Hava işleme cihazı” için patent başvurusu yaptı. Ancak bu klima patentini almak için 2 yıl beklemiştir. Yeni klima modelinin sistemi şöyleydi; hava, bir fincan aracılığıyla aygıtın içine çekiliyor, püskürtülerek soğutuluyor ya da ısıtılıyor ve saflığını bozan her türlü yabancı maddeden arıtılması için su bir dizi bölmeden geçiyordu. Ardından su yeniden dolaşıma girerken, işlenmiş hava fabrikanın havasını düzenlemek üzere klimadan dışarı veriliyordu.

1908 yılına gelindiğinde Buffalo Forge Company, bir yan kuruluşu olan Carrier Air-Conditioning şirketini kurmuştu. Bu şirketin kuruluşundan iki yıl sonra kilima kurulumu için hassas hesaplamalar yapılmasını esas alan Rasyonel Psikrometri Koşulları’nı yayınladı. Carrier’ın psikrometri çizelgesi ders kitaplarına alındı ve hava koşullandırma mühendislik fakültelerinde ders olarak okutulmaya başlandı. Carrier’in formülleri birçok yabancı dile çevrildi ve hava koşullandırma sanayisinde kullanılan hesaplamaların temeli oldu.

Willis Carrier, 1915 de J. Jrvine Lyle (ABD) ve ortaklarıyla Carrier Engineering firmasını kurmuştur. Bu şirketin başkanlığına Willis H. Carrier gelmiştir. Şirket 1927 yılında sadece fabrikalar için klima üretmek dışında konutlar için de üretim yapmaya başlamıştır. Şirket bu cihazın üretimi için 1928 yılında yan bir kuruluş olan Carrier-Lyle firmasını kurmuştur. Daha sonra iki şirket Carrier Engineering bünyesinde birleşerek Carrier Corp’ı oluşturmuşlardır. Willis Carrier’ı yönetim kurulu başkanı yapmışlardır. 1939’da gökdelenlere özgü klima sistemleri geliştirmeye başlayan Carrer Corp bir dünya devi haline gelmiştir. Willis Haviland Carrier 7 Ekim 1950 yılında New York’da kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmiştir.

Carrier klimalar olmasaydı?

Carrier klima sistemleri olmasaydı dünyada üretim verimliliği neredeyse yüzde 40’lara varan oranda azalırdı. Derin deniz balıkçılığı olmaz, Michelangelo’nun Sistine Şapeli’nden freskleri bozulur, tarihi kitaplar ve yazmalar parçalanır, altın, gümüş ve diğer metalleri çıkartmak için maden araştırmaları yapılamazdı, dünyanın en eski teleskopu çalışmazdı. Silikon Vadisi’nde bilgisayar endüstrisi yol olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirdi.

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.