Eleştiriye karşı savunma teknikleri


Birisi seni eleştirdiği zaman canın sıkılıyor, moralin bozuluyor belki de çok öfkeleniyorsun. Peki seni sinirlendiren şey karşıdakinin söyledikleri mi? bu dünyada seni bir tek kişi sinirlendirir o da senden başkası değil. Hepimizi günlük hayatta belirli bir doz eleştiriye maruz kalıyoruz. Bazı insanlar bu eleştirileri çok umursamazken bazıları ise bu eleştiriler yüzünden hayatını zindan edebiliyor. Eğer sen de ufak bir eleştiri için hayatını zindan edenlerdensen bu yazı senin için.

Eleştiriye değil, söyleyene bak

İlk başta dikkat edilen şey eleştiren kişinin sende ne ifade ettiği. Diyelim ki; yolda giderken biri ile olağan bir şekilde çarpıştın ve o kişi sana dedi ki; sen çok aptal, adi bir insansın. Eve gidip düşünürsün ya ben aptal biri miyim? neden bana böyle dedi. Normalde böyle bir eleştiri kafaya takılmaz. Çünkü çarpıştığın adam seni tanımıyor.

Günlük hayatımızda bunu uygulamamız lazım. Herkesin merkezde olduğu bir daire vardır. Sonra bir daire çizilir etrafına en yakın oldukları, bir daire çizilir daha az yakın oldukları. Bu daire git gide genişler ve samimiyet seviyesi ve seni tanıma seviyesi git gide azalır. Eleştiri aldığımız zaman değerlendirme yapabileceğimiz bir yöntemdir. Eleştiren kişi dairenin ne tarafında? seni ne kadar tanıyor? bu sorunun cevabını bulduktan sonra o kişiyi ona göre ciddiye almalıyız.

Eleştiriyi kişiselleştirmeyin

Eleştiriye maruz kalındığında yapılan en büyük hatalardan bir tanesi kişiselleştirmek. Çevrende duyduğun her eleştiriyi çok doğru kabul edersen bununla baş edebilmek zorlaşır. Bazen çevrendeki insanlar seni eleştirebilir ama bunu kıskandığı için de yapabilirler. Belki de sahip olmak isteyipte sen de olduğu ama sahip olamadığı bir şeyi gördüğü için eleştiriyor olabilirler. O yüzden eleştiriyi değerlendirirken bunu hesaba katmak çok önemli. Eleştiriye maruz kalan, özgüvensiz bir yapıdaysan bunları doğru kabul ediyorsundur. Ama buraya bir filtre koymamız lazım. Gelen her eleştiriyi içimizdeki kozmik odaya sokarsak bize zarar verir.

 

Kimse mükemmel değildir

Birisi seni eleştirdiği zaman iki ihtimal vardır; ya yaptığı eleştiri doğrudur ya da yanlıştır. Eğer yanlış ise problem yok. Doğru ise kimse senden mükemmel olmanı beklemiyor. Herkes gibi sen de hata yapabilirsin ve sonrasında hatayı keşfedip kendini geliştirirsin. Aslında eleştiri karşısında yapabileceğimiz bu kadar basit ama bunu içselleştirmek ve aşmak için biraz çaba gerektiriyor.

Eleştiriyi netleştirin

Her eleştiri kötü niyetli değildir. Bazen bizi iyileştirmek için, hatamızı düzeltmek için, ya da bizi üst basamağa ulaşmak için eleştiri alabiliriz. Ama eleştiri alırken dikkat edeceğimiz bir şey var. Birisi seni eleştiriyor; sen beceriksizin tekisin, sen çok kötüsün. Eğer buna cevap vermediyseniz ve kötü hissettiyseniz. Bu söyleyen patronunuz, ya da hocamız, sonrasında bu eleştiriye maruz kalan kişiler neden beceriksizim? diye kendi kendisine sormaya başlar. Birisi size sen çok beceriksizsin dediği zaman yapman gereken tek bir şey var. Eleştiriyi netleştirmen lazım. Hangi konuda kötüsün? hangi alanda kötüsün? bunu karşı tarafa sorman lazım. Karşı tarafa hangi konuda beni beceriksiz buluyorsunuz? diye sormanız sizi rahatlatacaktır. Peki benden ne yapmamı istiyorsunuz? gibi en ufak detaya kadar netleştirirsek, o eleştirinin neden olduğu ortaya çıkar ve bundan sonra atacağımız adımlar netleşmiş olur.

Eleştireni silahlaştırma

Diyelim ki birisi size; sen işe yaramaz adamın tekisin dediğinde. Siz ona asıl sen kendine bak, ne biçim adamsın dediğinizde savunmaya geçmiş olursunuz. Savunmaya geçtiğiniz anda ortada gerçek bir iletişim kalmıyor. Sadece sıra ile bir o sizi suçluyor, bir siz onu suçluyorsunuz. Sonuçta o tartışma sonuçlanmadan bitiyor ve yatağa yattığınızda düşünmeye devam ediyorsunuz. Şunu da deseydim, altta kaldım, ezildim gibi öfke, eksik kalmışlık hissi içimizi kemirmeye başlıyor. Belki bir ay sürenler var. Sonrasında şunu düşünmeliyiz. Hayatımızda çokta yer kaplamayan insan hayatımızın bir kaç gününü çalmış oluyor.

Birisi sana eleştiri ile yaklaştığı zaman kişiselleştirmemeye çalış, hala böyle bir suçlama, eleştiri gayretleri var ise o zaman şuna dikkat etmemiz lazım. Savunmaya girmeden yapmamız gereken şey; tamam sen böyle bir şey düşünüyor olabilirsin. Peki benden ne bekliyorsun? böyle bir şey denildiğinde karşı taraf mümkün olduğunca yapıcı olmak zorunda olacaktır. Ya da bir şekilde kötü niyetini itiraf edecektir. Aslında sen ne yaparsan yap ben senden nefret ediyorum gibi yaklaşım itiraf etmek zorunda kalacaktır. Eğer ki savunmaya girersek şöyle bir durum çıkıyor; iki kişinin arasında kocaman bir kara delik çıkıyor ve öfke selinin içerisinde iki kişi de kara deliğe batıyor.

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.