Harriet Tubman Kimdir?


Harriet Tubman Yer Altı Demiryolu’nun yöneticisi ve stratejisti, eğitim aktivisti, Iç Savaş’ta hemşire ve komünalistti. Maryland’de kölelik düzeninde doğmuş, henüz 5 yaşında iken ev hizmetçisi olarak satıldığı yerde, defalarca şiddete uğramış ve daha sonra çiftlik işçisi olarak başka bir yere satılmıştır.

Harriet Tubman
Harriet Tubman

Gençlik çağma geldiğinde ise, sahiplerinin bir başka köleye saldırısını durdurmak isterken başına kalıcı bir hasar bırakacak kadar sert bir darbe alacak ve bundan sonraki hayatını Narkolepsi hastası olarak geçirecekti. Harriet, özgür bir adam olan John Tubman ile evlenmiş, fakat sürekli olarak güneydeki sıtma salgınlarıyla boğuşan plantasyonlara satılma tehdidi altında olduğundan —ki bu bir ölüm cezasına eşdeğerdi- kocasından aynlıp, 1849’da kuzeye kaçmıştır.

“Özgür” Philadelphia’ya ulaştığında, burada William Stili ile tanışmıştır. Stili, kölelik karşıtlarının ve eski kölelerin kurduğu bir dizi özenle inşa edilmiş gizli ev, tünel ve yollardan oluşan Yer Altı Demiryolu’nun lideriydi. Harriet kısa sürede bu şebekeye dahil oldu ve aralarında kendi ailesinden birkaç kişinin de olduğu köle gruplarının kuzeye ve özgürlüğe kaçışlarında rehberlik etmek üzere güneye on dokuz yolculuk yaptı.

“Musa” olarak anılan Harriet, her zaman silahlı olmasının yanı sıra, kuzeye yapılan bu zorlu yolculuklar sırasında zaaf gösteren kaçaklara karşı da son derece tehditkardı: “Ölü zençiler ihanet edemezler”. Köleler arasında ünlü, köle sahipleri arasında ise adı kötüye çıkmış biriydi.

Kölelikten kaçışından bir yıl sonra 1850 yılında çıkarılan Kaçak Köleler Yasası, kuzeyde ele geçirilen kaçak kölelerin, güneyde açık artırma ile satılmalarına izin vermekteydi. Harriet’in başına konmuş ödüller ise 40.000 dolan buluyordu; ama o buna rağmen tek bir “yolcu”sunu bile kaybetmemişti. Her zaman atik düşünürdü, burnunun dibindeki düşmanını bile atlatmasını sağlayan hilelere ve kılık değiştirme yollarına başvururdu.

Bu yolculuklara kaynak sağlamak için her yılm dokuz ayını kuzeyde çalışarak geçirmişti. Her ne kadar okuma yazma bilmese de, okullar kurulmasına yardımcı oldu, yoksul çocukların bakımının siyahlar tarafından üstlenilmesini teşvik etti ve kuzeyde yeni bir Afrikalı komünalist kültürün inşası için çalıştı. Bireysel servetin yanlış olduğuna inandı ve kendi hayatında bunu reddederek örnek teşkil etti.

1861’de Harriet kırklı yaşlarının başındayken, İç Savaş patlak verecekti. Birlik Ordusu’na bir casus ve aynı zamanda bir hemşire olarak destek vermekteydi. Ordu içinde gördükleri ikinci sınıf muamele nedeniyle sık sık hasta olan Siyah askerleri iyileştirmek için Afrika’ya özgü ilaçlara başvuruyordu. Askerler için oluşturulan bir kadın çamaşırhane kooperatifinde ve daha sonra da bir gazi hastanesinde başhemşire olarak çalışacaktı. Harriet ayrıca, 756 kölenin kurtarılmasını sağlayan ve düşmanda milyonlarca dolarlık hasar yaratan askeri seferberlikte de görev aldı.

Savaştan sonra da, aralarında kadın hakları sorununun da olduğu bir dizi toplumsal meselenin içinde oldu ve taban çalışmasını her zaman sürdürdü. 1908’de New York-Aubum’de yaşlı ve yoksul siyahlar için, daha sonra Harriet Tubman Evi olarak anılacak olan evi kurdu ve 93 yaşına yaklaşırken öldü.

“İki şeye hakkım olduğuna karar verdim; özgürlük ve Ölüm. Birine sahip olamazsam ötekini isterim. Hiç kimse beni canlı tutsak edemez, özgürlüğüm için savaşmalıyım. Gitme zamanım geldiğinde ise, Tanrı beni öldürmelerine engel olmayacaktır”.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.