İnsanlar Neden Horlar?


Üst solunum yollarını oluşturan yapıların titreşmesi horlamaya yol açar. Bu dokular dil, yumuşak damak, küçük dil, bademcik kıvrımları ve farenks (yutak) duvarlarıdır. Uyku sırasında tüm vücutta kas tonüsü (normal sağlıklı gerginlik durumu) azalır. Gevşemiş solunum yolu kasları hava giriş yollarını daraltır, hava akışı böylece kısıtlanır ve turbülans yaratır. Özellikle soluk alma sırasında belirginleşen bu durum sonuçta horlamayla son bulur.

Horlamanın ne kadar yaygın olduğunu anlamaya yönelik soruşturmalar, kullanılan anketin yazılış tarzına ve incelenen topluluğun yapısına bağlıdır. Sözgelimi, 602 kişi üzerinde yapılan Wisconsin Sleep Cohort Study’de, incelenen erkeklerin yüzde 44’ünde, kadınların yüzde 28’inde horlama alışkanlığı olduğu saptandı. Bütün olarak erkeklerin yüzde 4’ünde, kadınların yüzde 2’sinde horlamaya eşlik eden uyku apnesi görüldü. Uyku apnesi, solunum yolu tıkanmasına bağlı ortaya çıkan soluk alamama durumudur. Tipik olarak soluk alamama durumu uyanma ile son bulur.

Sonuçta bölük pörçük, tam bir dinlenme sağlayamayan bir uyku ortaya çıkar. Uyku apnesi gün içinde uyuklama, dikkat eksikliği, bir konu üzerinde yoğunlaşma zorluğu, yorgunluk gibi sonuçlar doğurur.  Yüksek tansiyon gibi damar hastalıkları da horlamanın neden olduğu bozukluklardan biridir.  Horlama ve buna eşlik eden uyku apnesi yaş ilerledikçe özellikle 65 yaşından sonra artar. Horlamaya yol açan risk faktörlerinin başında kilo alma, içki içme, alerji, burun yollarında tıkanıklık, kas gevşetici veya uyku ilacı kullanma, sigara gelir.

Bu risk faktörlerini ortadan kaldırmak ve yan yatmak yarar sağlar. Diğer çözümler basit cihazlardan ameliyata kadar uzanır. Burun deliği açıcılar, buruna bir bandaj gibi dışarıdan uygulanan basit cihazlardır. Ayrıca cerrahların titreşen dokuları ortadan kaldırmak için lazer yardımı ile ameliyat yapması da bir seçenektir.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.