İttihat ve Terakki Cemiyeti Nedir? Nerede Kuruldu?


İttihat ve Terakki Cemiyeti, Osmanlı devletinin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumak, Kanunu Esasi’yi yeniden yürürlüğe koymak, Mebuslar Meclisinin açılmasını sağlamak amacıyla çalışan gizli bir dernek olarak kuruldu (1889). Kısa sürede yurt içinde ve yurt dışında hızla gelişti.

Cemiyetin yöneticileri, örgütlerini güçlendirip ülkede yaygın hale getirdikten sonra harekete geçmek kararında idiler. Fakat, İstanbul’da Ermenilerin Babıali’ye yürümeleri, Osmanlı Bankasına saldırmaları gibi olaylar çıkarmaları üzerine, İttihat ve Terakki, duvarlara astığı bildirilerle halkı birlik olmaya çağırdı (1895). Ülkenin içine düştüğü kötü durumdan II. Abdülhamit yönetiminin sorumlu olduğunu açıkladı.

Bunun üzerine yapılan kovuşturma sonucunda üyelerden bir bölümü yurt dışına kaçtı. Kaçamayanlar da çeşitli yerlere sürüldü. Cemiyetin İstanbul örgütü, geçici bir süre için dağılmış oldu. İttihat ve Terakki, bundan sonra çalışmalarını yurt dışında sürdürdü.

Cemiyet, Cenevre, Paris, Bükreş ve Kahire’den yönetilmeye başlandı. Rumeli’de örgütlenme hızla gelişti. Bu dönemde cemiyet Avrupa’da kendini Jön Türklerin temsilcisi olarak tanıtıyordu. Yurt içinde ve yurt dışında çıkarılan gazeteler, cemiyetin düşüncelerini yaymakta, II. Abdülhamit yönetimi eleştirilmekte idi. Ancak çalışmalar yeteri kadar düzenli ve uyumlu olmadı. Üyeler arasında, cemiyetin amacı, bunu gerçekleştirmek için tutulacak yol ve din konusunda ayrılık belirdi.

II. Abdülhamit’in cemiyeti parçalamak için yaptığı girişimler de etkili oldu. Prens Sabahattin ayrı bir dernek kurarak birlikten ayrıldı. İttihat ve Terakki cemiyeti, Selanik’te kurulan ayrı bir grubun örgütlenmesi ve çalışmasıyla Rumeli’de hızla gelişti. Burada cemiyete katılanlar, ülkenin içişlerine yabancı devletlerin karışmalarını önlemek istiyorlar, ordu içinde taraflar kazanmaya çalışıyorlardı.

Bu sırada İngiltere ile Rusya’nın Baltık denizi kıyısında bulunan Reval şehrinde yaptıkları gizli görüşmelerde, karışıklık içinde bulunan Makedonya’nın Osmanlı yönetiminden ayrılması konusunda anlaştıkları öğrenildi. Bunun üzerine, İttihat ve Terakki cemiyeti, hemen harekete geçti. Avrupa devletlerinin içişlerimize karışmalarına engel olmak için, IL Abdülhamit’e zorla meşrutiyeti ilan ettirmeye karar verdi.

Cemiyete bağlı 3. Ordu subayları arasında amaç birliği sağlandı. Niyazi Bey ve Eyüp Sabri Bey Manastır çevresinde, Enver Bey (Paşa) Selanik yakınlarında Tikveş yöresinde birlikleriyle dağa çıkarak ayaklandılar. Onları, daha başkaları izledi. Manastır sokaklarına, II. Abdülhamit yönetimini yeren bildiriler asıldı.

Cemiyet, Selanik, Manastır ve öteki Rumeli şehirlerinde hürriyetin ilânına karar verdi. Ayaklanmanın genişlemesinden çekinen II. Abdülhamit, Kanunu Esasi’yi (Anayasa) yürürlüğe koyarak meşrutiyeti ikinci kez ilan etti (1908). Bu cemiyet, meşrutiyetin ilânından sonra, adını «İttihat ve Terakki» olarak kullanmayı kararlaştırdı. Mecliste çoğunluk kazanılmıştı.

Fakat İttihat ve Terakki’nin ileri gelenleri henüz tanınmamış kişiler olduklarından hükümette görev almadılar. Dışarıdan hükümeti denetlediler. Bu dönemde önemli olaylarla karşılaşıldı. Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti. Avusturya Macaristan Bosna ve Hersek’i ülkesine kattığını açıkladı. Sık sık hükümet değişikliği oldu.

Çok geçmeden İttihat ve Terakki’ye karşı olan tutucuların ve II. Abdülhamit’ten yana olanların kışkırtmalarıyla İstanbul’da askerler ayaklandılar. Bunlara softalar da katıldı. 31 Mart Olayı meydana geldi (1909). Bu ayaklanma sırasında genç subaylar, bazı mebuslar ve gazeteciler öldürüldü.

İttihatçı gazetelerin matbaaları yağma ve tahrip edildi. Ayaklanma haberi, Selanik’te büyük bir heyecan yarattı, İttihat ve Terakki fırkası, Hareket ordusu adı verilen özel bir birliği İstanbul’a gönderdi, Bu ordu, kısa sürede ayaklanmayı bastırdı. Ayan Meclisi ve Mebuslar toplandı; II. Abdülhamit’in padişahlıktan indirilmesine karar verildi. Sultan Reşat (V. Mehmet), padişah ilan edildi.

İttihatçılar, bir süre sonra, hi.ikurnete girme kararı aldılar, Cavit Bey maliye, Talat Bey (Paşa) içişleri bakanlığına getirildi. 1910 yılında mali durumun bozulması, İttihat ve Terakki fırkasına karşı muhalefetin güçlenmesine neden oldu. İlerde sert bir politika izleyen Talat Bey, görevinden istifa etmek zorunda kaldı. İtalyanlarla Batı Trablus’ta savaş sürüp giderken 1912’de Hürriyet ve İtilâf fırkası kuruldu.

İttihat ve Terakki fırkası güç duruma düştü. İktidardan uzaklaşır gibi oldu. Balkan savaşı, parti çekişmelerini ikinci planda bıraktı. Edirne’nin düşmesinden sonra, İttihatçı bir hükümet kuruldu. Edirne’nin, Enver Beyin kuvvetleri tarafından kurtarılması, İttihat ve Terakki’nin durumunu güçlendirdi. Genel seçimler sonucunda İttihat ve Terakki fırkası, tek başına iktidara geldi (1914).

Talat Paşa sadrazam oldu. Daha önce de Enver Paşa Harbiye nazırı olmuştu. Almanların etkisi altında kalan İttihat ve Terakki ileri gelenleri, Osmanlı devletini zamansız ve gerekli hazırlık yapılmadan Birinci Dünya savaşına soktular. Bu savaş sonunda Osmanlı imparatorluğu parçalandı. İttihat ve Terakki fırkası da yaptığı son kongre ile dağılma kararı aldı (1918). Fırkanın ileri gelenleri (Talat Paşa, Enver Paşa, Cemal Paşa yurt dışına kaçtılar.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.