Kukla Gösteri Sanatı


Hareket etmesi gereken noktaları ipliklerle kuklacının parmaklarına bağlanarak ya da elle hareket ettirilen, tahta, karton, pişmiş toprak gibi hafif maddelerden yapılmış ve bu bebeklerle oynatılan gösteri sanatına kukla oyunu denmektedir. Tiyatroda olduğu gibi kukla da dinsel kökenden ortaya çıkmıştır. Mısırlı oyuncular tanrı rolünü canlandırmaktan korktukları için, bu tür kutsal rolleri iple hareketini sağladıkları kuklalara vermişlerdir. Bu kuklaların tapınak önlerinde oynatılan oyunlar sergilediği sanılmaktadır.

Yunanistan’da ipli kuklalar kullanılırdı. Oyunların konuları bilinmemekle birlikte gösterilerin tiyatro sahnelerinde ve Dionysos Tapınağının önünde yapıldığı kesindir. Kuklaların Hindistan’da ortaya çıktığı, ilk kez burada dinsel oyunlarda Tanrı ve Şeytan rolünde oynatıldıkları, ilerleyen zamanlarda da Hint destanlarının dolaşarak anlatılmasına aracı oldukları bilinir. Çin’de önceleri büyü kökenli olan kuklalar, sonradan destanların, ardından da komedilerin kişilerini yansıtmaya başladılar.

Türklerde Kukla

Türklerde kullanımının Orta Asya’ya kadar uzanan bir geçmişi vardır. Daha sonra  Türklerin  göç etmesiyle  Anadolu’ya getirilmiştir. Orta Asya’da elle oynatılan kukla ‘kol korçak’ olarak adlandırılırdı. Osmanlılarda kukla, şenliklerde araba kuklası ve içine bir ya da iki insanın girerek hareketlendirdiği dev kukla da halkı eğlendirirdi. Bu kukla türlerine eski minyatürlerde rastlamak mümkündür. Araba kuklası günümüzde Anadolu’da bazı köylerde görülmektedir. El kuklasıysa 19.yüzyılda tuluat tiyatrosunun yanı sıra gelişmiştir. 20.yüzyılda ortaya çıkan sinema ve televizyon gibi eğlence araçlarının yaygınlık kazanması sonucu, öbür geleneksel türler gibi kukla da hemen hemen ortadan kalkmıştır.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.