Leyla Halid Kimdir?


Leyla Halid, bir hava korsanından politikacıya dönüşmüş, Filistinli bir özgürlük savaşçısıdır. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Birleşmiş Milletler tarafından İsrail için ilhak edilen Hayfa’da doğmuştur. İlhak sonrası mücadele sırasında, Leyla’nın ailesi, politik olarak aktif babalarını arkada bırakarak, Lübnan’daki bir mülteci kampına kaçmak zorunda kalmıştır. Leyla, henüz on beş yaşındayken kendisini silahlı mücadeleye adamış ve daha sonra Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) adını alacak olan harekete katılmıştır.

Leyla Halid

Leyla, ilk kez, 1969’da, FHKC’nin İsrail’in Amerika büyükelçisinin içinde olduğunu sandığı Roma-Atina seferli yolcu uçağını kaçırdı. Leyla, ayak basmasının yasak olduğu Hayfa üzerinde uçmasını pilota emretti ve uçağı Şam’a indirdi. Rehin alınmış olmalarına rağmen, yolculardan hiç kimse zarar görmemiştir ve daha sonra uçak havaya uçurulmuştur. Uçak kaçırma eyleminden sonra, Leyla’nın resmi uluslararası planda yaygınlaşacak ve Leyla istemeden silahlı mücadelenin poster kızı haline gelecektir. Kimliğini gizlemek için, genel anestezi olmadan, çene ve burnunu değiştirmek amacıyla altı plastik cerrahi işlem geçirmiştir. “Kendi varlığımdan daha yüksek ve daha asil bir amacım var, bu öyle bir amaç ki, bütün özel çıkar ve sorunlar ona tabi olmalıdır.” Leyla, 1970 yılında, yeni yüzüyle ikinci bir uçak kaçırma

görevini üstlenir. O ve bir yoldaşı, Amsterdam’dan kalkan El Al jetinin kokpitine zorla girmeye çalışırlar. Dişleriyle el bombasının pimini çıkaran Leyla, kaptana içeri girmelerine izin vermesini emreder. Fakat tsrail güvenlik görevlisi, yoldaşını vurduktan sonra Leyla’nın başına bir darbe indirir ve Leyla bilincini kayber.

“Uyandığımda bağlıydım ve tekmeleniyordum. Yolcular bağınyordu; bir kadının çığlığım duydum, ‘Kan dökmeyi durdurun’. Fakat biz çok sıkı talimat almıştık: Yolculara zarar vermeyin. Sadece kendinizi savunun. Ben uçağı havaya uçurmak istemedim. Bomba, sadece gözdağı vermek içindi”. Uçak Londra’ya iner ve Leyla yirmi sekiz gün gözaltında tutulur. Daha sonra Başbakan, FHKC’nin elindeki batılı rehineler karşılığında Leyla’yı serbest bırakacaktır. Leyla, bundan sonra da özgürlük için savaşmaya devam etti. Önce bir aktivist olarak Filistin’e döndü ve sonrasında FHKC politikacısı olarak Filistin Ulusal Konseyi’nde görev aldı. Onun politikası hâlâ radikaldi ve İsrail’in 1967’den beri işgal ettiği topraklardan çekilmesini savunuyordu. “Bu bir barış süreci değil. Bu, güçler dengesinin bizim değil, İsrail’in lehine olduğu politik bir süreç. Onların elleri çok güçlü, Filistinlilerin ise güvenecekleri hiçbir şey yok…” Leyla, uluslararası forumlarda düzenli olarak konferanslar vermekte ve Ürdün’de ailesi ile birlikte yaşamaktadır. “Başlangıçta bütün kadınlar, silahlı mücadelede erkeklerle eşit olabileceklerini kanıtlamak zorundaydılar. Bu yüzden biz görünüşümüzle bile erkekler gibi olmak istedik.

Artık biz kadınların, erkekleri taklit ederek kendimizi kanıtlamamızın gerekli olduğunu düşünmüyorum. Ben şunu öğrendim ki, bir kadın savaşçı, özgürlük savaşçısı ve politik aktivisit olabilir ve bir kadın aynı zamanda sevebilir, sevilebilir, evlenebilir, çocuk sahibi olabilir ve anne olabilir… Devrim aynı zamanda hayat demektir; hayatın her alanı”.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.