Lucía Sánchez Saornil Kimdir?


Lucia Sánchez Saornil, İspanya İç Savaşı sırasında anarşizm için mücadele vermiş bir şair ve feministti. Fakir bir ailenin çocuğu olarak Ispanya’nın Madrid şehrinde dünyaya gelmişti. Annesi genç yaşta iken ölmüş ve Lucia babası tarafından büyütülmüştü. Yazmaya başladığı yer olan Sanat Okulu’nda okurken, masraflarım karşılamak için santral memuru olarak çalışmaya başlamıştı. Lucia ilk şiirlerini, 1918’de Los Quijotes isimli avangard şiir dergisinde yayımladı ve takma bir erkek ismiyle lezbiyen erotik yazılar da yazdı.

Lucía Sánchez Saornil

20 yaşında iken anarşizm ile tanışacak ve deneysel şiirden ziyade devrimci şiire yönelecekti. İspanya Cumhuriyeti’nin tam bir burjuva saçmalıktan ibaret olduğunu düşünmüş ve o sırada Ispanya’nın önde gelen anarşist partilerinden biri olan Ulusal İşçi Konfedarasyonu’nun (CNT) sekreteri olmuştu.

Kadınların özgürleşmesinin sesi olacak olan Lucia, sınıflar kadar, cinsiyetlerin eşitliğinin de önemli olduğunu savunuyordu. Savunduğu doktrin, anti-seksizmin evde başlaması gerektiği idi ve bu yaklaşımı, dönemindeki kimi erkekler tarafından pek sevilmemesine yol açtı.

Mercedes Comaposada ve Amparo Poch ile birlikte 1936’da Mujeres Libres’in (Özgür Kadınlar) kuruluşuna katıldi ve Mujeres Libres dergisinin editörlüğünü üstlendi. Mujeres Libres, temel anarşist ilkelere, kadının patriyarkal toplumun prangalanndan özgürleşmesine ve güçlü bir “kendin yap” kültürüne dayanıyordu. Örgüt, daha önce veya İspanya iç Savaşı sırasında kendiliğinden gelişen anarşizmi gerçekleştirmek için çalışan yirmi bin kadın üyeden oluşuyordu.

Lucia 1938’de, Ispanya’yı faşistlerden geri almak amacında olan Uluslararası Antifaşist Dayanışma Genel Konseyi’nin sekreteri olmuştu. Aynı yıl, daha sonra hayat arkadaşı olacak olan América Barroso ile tanışacağı Valencia’ya taşındı. 1939’da iki kadın Fransa’da sürgünde yaşadılar. Ancak 1941 yılında, lezbiyenlikleri nedeniyle bir Alman toplama kampına gönderilme tehdidi altında Ispanya’ya geri döndüler ve Lucia 1970 yılında kanserden ölene kadar Valencia’da birlikte yaşadılar. América, onun mezar taşma şöyle yazdırmıştı: “Pero… ¿es verdad que la esperanza ha muerto?” (“Peki ama… Umudun öldüğü doğru mu?”).

Önce iberik yarımadasının kadınları ayaklandı ışıklara gebe ufuklara doğru ayaklarını sağlam basarak alev alev yollarda masmavi gökyüzüne karşı. Yaşamın vaadini doğrulayarak Geleneğe meydan okuyoruz sıcak kiline biçim veriyoruz acıdan doğmuş yeni bir dünyanın. Bırakın da geçmiş kaybolsun hiçlik içinde! Düne niye aldıracağız ki! KADIN sözcüğünü yeniden yazmak istiyoruz. Dünyanın kadınları ayaklandı önce


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.