Mayalar Ne Zaman Yaşamış? Hakkında Bilgi?


Mayalar Tarihi M.Ö 1000 yılına kadar uzanan, Meksika ve Orta Amerika bölgelerinde yaşamış olan ve ileri medeniyete sahip eski bir millet. Maya medeniyetinin önemli merkezleri, bugün Guatemala sınırları içinde bulunan Tikal, Meksika’da yer alan Halenque ve Honduras’ta bulunan Copan’dır. Bu merkezler, bir şehir kadar geniş alana yayılmış ve ayrıca yüksek nüfusa sahip olmalarıyla, dini, siyasi ve ticari açılardan merkez rolü oynamış beldeler olarak kabul edilir.

MÖ 1000 yıllarında Orta Amerika’da, diğer medeniyetlerden oldukça ileri bulunan Mayalar, gelişmiş bir medeniyet oluşturmuşlardı. Sahip oldukları mükemmel astronomi bilgisi ve matematik alanındaki çalışmaları ve oldukça karmaşık yazı dilleriyle kendi dönemlerinin bilgi seviyesinden bin yıl ilerideydiler.

Mayalıların astronomi bilgisi, Venüs yörüngesinin her 6000 yılda bir gün geri alınmasının gerekli olduğunu tespit edecek kadar mükemmeldir. Böyle bir bilgi birikimini nasıl edindikleriyse, günümüzde halen astrologlar, astro-fizikçiler ve arkeologlar tarafından tartışılmaktadır. Günümüzde böyle karmaşık hesaplar bilgisayar teknolojisinin yardımıyla yapılabilmektedir. Bugünün bilim adamları uzay hakkında bilgilerini, her türlü teknolojik ve elektronik cihazla donatılmış gözlem merkezlerinde ve üslerde edinmektedirler. Mayalar ise bundan 2000 yıl önce günümüz teknolojisiyle ulaşılan bilgi ve hesaplamalara sahiptirler.

Dünya’nın bir yıllık dönüşü hakkındaki hesapları, bilgisayar icat edilmeden önce yapılan hesaplardan daha kesin ve hatasızdı. Matematikte kullandıkları gelişmiş rakamlar ve işaretler çağdaşlarının çok ilerisindeydi; sıfır kavramını Avrupalı matematikçilerden bin yıl önce kullanmaya başlamışlardı. Mayalar oldukça dikkat çekici eserler inşa etmişlerdi. Görkemli kentlerde yaşıyorlar, piramitler ve mabetler, krallarının onuruna dikili taşlar inşa ediyorlardı.

MÖ 8. yüzyılda kurulmuş olan en eski Maya şehirlerinden birisi olan Tikal’de yapılan arkeolojik kazılarda mühendislik ve planlama harikası evler, saraylar, piramitler, mabetler, toplantı alanları ortaya çıkarılmıştır. Tikai’den ormana doğru uzanan beş ana cadde vardır. Bunlar arkeologlar tarafından merasim yolları ya da tören caddeleri olarak adlandırılmaktadır. Havadan çekilmiş olan fotoğraflar ise, Maya şehirlerinin geniş bir yol ağıyla birbirlerine bağlı olduklarını göstermektedir.

Yaklaşık 300 km uzunluğundaki bu yollar, detaylı bir mühendislik çalışması yapıldığını ortaya koyar niteliktedir. Tüm yollar, kırılmış kayalardan yapılmış ve üzerleri açık renk dayanıklı bir tabakayla kaplanmıştır. Cetvelle çizilmiş gibi düzgün bir hatta sahip olan bu yolların nasıl inşa edilmiş olduğu, yollar inşa edilirken Mayaların yönlerini nasıl belirlemiş oldukları, hangi araç ve gereçlerden yararlanmış oldukları bilim adamlarının üzerine düşündükleri konulardır.

Mühendislik harikası, kilometrelerce uzunluktaki yolların ince hesaplamalar, ölçümler, yön tayini, araç ve gereç kullanımını gerektirdiği çok açıktır. Ayrıca radar fotoğraflarında, komple bir kanalizasyon sisteminin yanı sıra şehrin her alanını kapsayan bir de sulama sistemleri olduğu anlaşılmıştır. Deniz ve Nehir olmadığı halde,  Tikal’de sulamanın gerçekleşebilmesi için yaklaşık on tane de dev su deposu kullanıldığı açığa çıkarılmıştır.

Tüm bunlar Mayaların ileri medeniyete sahip olduğunu ispatlıyor. Kendilerine has dilleri oldukça gelişmiş bir yazı stiline sahiptir. Günümüzde Maya yazsının ancak çok küçük bir kısmını çözmek mümkün olmuştur. Bu da Mayaların sahip oldukları ileri bilim seviyesinin göstergelerinden biri olarak kabul edilir. Dayanıksız malzemelere yazılmış olduğu düşünülen edebiyat metinleri arasından günümüze ulaşmış az sayıda eser bulunur. Bunların en çok tanınanları, dört Maya yazmasının yer aldığı Popol Vuh ve Chilam Balam Kitaplarıdır.

Maya medeniyeti, belirli bir gerileme devrine girmeden, gelişmesinin doruğundayken bilinmeyen bir nedenle aniden çöküverdi. M.S 800-900 yılları arasında, büyük tören merkezleri terk edildi, çok geniş alanlar tekrar dönülmemek üzere boşaltıldı. Tikal’de, 80.000’e kadar ulaştığı tahmin edilen nüfus üçte birine düştü. Kalan halk büyük piramitlerin ve sarayların yıkıntıları arasında yaşamaya başladılar, fakat aradan birkaç kuşak geçince bunlar da yıkılmış şehirleri terkettiler.

Önce şehir nüfusu kayboldu, daha sonra ise köylerde bile nüfus hayli azaldı. Araştırmacılar Mayaların çöküşü konusunda uzun yıllardır incelemeler yapmakta; ekolojik değişim, sosyal karışıklık, siyasal devrim ve savaş gibi nedenlere bağlamaya çalışmaktadırlar. Maya medeniyetinin çöküş nedeni bugün hala tam olarak bilinmemektedir. Günümüzde araştırmacılar bu çöküşün birçok farklı unsurun birleşiminden kaynaklandığını kabul etmektedir.

Günümüzde Orta Amerika’da, farklı bölgelerde yaşayan 31 Maya grubu bulunuyor. Guatemala halkının yaklaşık %65’i Mayalardan oluşur; ayrıca Meksika, Honduras, El Salvador ve Belize’de kalabalık bir Maya nüfusu vardır. Bu Maya halkları büyük ölçüde eski kültürlerini devam ettirmektedirler. Turizm, ormanlık alanların azalması, yaşadıkları ekonomik çöküntü, ve siyasi kargaşanın oluşturduğu tehditler altında yaşamlarını ve kültürlerini daha ne kadar devam ettirebilecekleri bilinmiyor.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.