Mehmet Rauf kimdir?


Türk romancı Mehmet Rauf, İstanbul’da dünyaya geldi. Çok küçük yaşta edebiyata merak sardı; daha on iki yaşındayken yazı yazmaya başladı. Ama edebiyat başlı başına bir uğraşı sayılmadığı gibi yetişmesi de gerektiğinden ailesi tarafından Deniz Harp Okulu’na verildi. Burada okuyarak deniz subayı oldu.

Edebiyata tutkusu yüzünden daha okuldayken Fransızca ve İngilizceye merak sarmış, bu dillerde yazılı edebi eserleri okumaya çalışmıştı. Eserlerini subay olduktan sonra yayımlamaya başladı. “Düşmüş” adlı hikayesi, Halit Ziya Uşaklıgilin İzmir’de yayımlamakta olduğu Hizmet gazetesinde çıktı. Sonra “Gençlik Aşkı” adlı romanı İkdam gazetesinde tefrika edildi.

Mehmet Rauf, Tevfik Fikre’le tanıştıktan sonra Servetifünunculara katıldı. 1908’de yayımladığı “Zamak” adlı romanı müstehcen görüldüğünden mahkemeye verildi ve bu yüzden askerlikten çıkarıldı. Ondan sonra kendini büsbütün edebiyata verdi. 1913’te yayımlanan “Eylül” adlı romanıyla büyük ün kazandı. Bu arada bazı tiyatro oyunları da yazdı. Ama Türk edebiyatında önemli bir yeri olan ve psikolojik romanın öncüsü sayılan Eylül’deki başarıyı bir daha gösteremedi ve ömrünün son yılları yoksulluk içinde geçti.

Sanatı ve kişiliği

Mehmet Raufın üslubu, Servetifünuncuların birçoğuna göre oldukça sadedir. Eserleri özgün olmaktan uzak, sıradan yaratılışlardır. Bazı küçük hikayeleriyle bir iki tiyatroı oyunu özgün sayılabilir. Bütün ünü Eylül adlı romanından gelir. Bu roman realizmden yoksun olmakla birlikte ruysal çözümlemeler bakımından başarılı bir eserdir. Tiyatro eserleri ise çoğunlukla batı dillerinden uyarlanmalardır. Oyunlarından bugün oyananabilen yoktur, ama Eylül romanı bugün de okunmaktadır.

Yapıtları:

Roman:

  • Eylül,
  • Genç Kız Katibi,
  • Ferdayı Garam,
  • Karanfil ve Yasemin,
  • Son Yıldız,
  • Ceriha,
  • Halas,

Oyun:

  • Pençe,
  • Yağmurdan Doluya,
  • Sansar
   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.