Merkür Gezegeni Hakkında Bilgi


Merkür, güneş sistemindeki en sıra dışı yerlerden biridir. Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür aynı zamanda 2440 kilometrelik çapıyla güneş sistemindeki en küçük gezegendir. Jüpiter’in uydusu Ganymede ile Satürn’ün uydusu Titan’dan bile daha küçüktür. Devasa çekirdeğinin derinliklerinden, eriyik maddelerin hareketleriyle oluşan zayıf bir manyetik alana sahip, yoğun, kayalık bir gezegendir.

Merkür, yok denecek kadar ince bir atmosfere sahiptir ve yer şekilleri diğer karasal gezegenlerden çok daha fazla kraterli, yarık ve çatlaktır. Bu gezegenin neden bu kadar aşırı uç koşullar barındırdığını anlamak zor değildir ve onu bu kadar ilgi çekici kılan da budur.

Merkür’den Güneş’e Bakmak

Merkür’ün yüzeyinde durup bakabilseydiniz eğer güneş kocaman  Dünya’dan üç kat büyük görünürdü. Yıldızımıza çok yakın olan bu gezegenin yüzeyi yaklaşık 610 derecelik güneş sistemindeki en büyük ısı değişimlerine maruz kalır. En sıcak günlerde yüzey 430°C’de pişerken, geceleri sıcaklıklar yaklaşık -183°C’ye kadar düşer.

ÖNEMLİ BİLGİLER

  • Güneş’e en yakın nokta: 46 milyon kilometre
  • Güneş’e en uzak nokta: 69,8 milyon kilometre
  • Yıl uzunluğu: 88 Dünya günü
  • Gün uzunluğu: 59 Dünya günü
  • Eksen eğikliği: 0,0 derece
  • Kütle çekimi: Dünya kütle çekiminin 0,38 katı

Merkür’ün Tarihi

Merkür
Merkür
ı

Venüs Dünya ve Mars’ın yanı sıra Merkür de yeni doğmuş Güneş’in yüksek ısılarına dayanabilecek kat, maddelerden oluşmuştur. Bu gezegenlerin hepsi manto denen bir katmanla çevrili, demir bakımından zengin bir çekirdeğe sahiptir. Bu manto, magnezyum püskürmeler ve diğer jeolojik süreçlerle oluşmuş kayalık bir dış kabuk bulunmaktadır. Venüs, Dünya ve Mars’ın üçünün de yüzeylerinin üstünde atmosferleri vardır fakat Merkür oluşumunun başlangıcında Güneş rüzgârlarının sebep olduğu sürekli sert esintilerden dolayı orijinal gaz örtüsünün neredeyse tamamını kaybetmiştir.

İç güneş sistemindeki diğer gezegenler gibi Merkür de, yaklaşık 3,8 milyar yıl önce son bulmuş “Geç Ağır Bombardıman dönemi sırasında oluşan güneş sistemi enkazının çarpmalarına maruz kalmıştır. Venüs ve Dünya’da etkilenen bölgelerin çoğu atmosferik hareketler, volkanizma ve (Dünya’da) akan sularla aşıntıya uğramıştır. Öte yandan Merkür, tarihinin o döneminden kalma kraterlerin çoğunu korumuştur. Mars, ilk bombardımanın bazı izlerini hâlâ taşıdığından, bu bize onun sonraki geçmişine dair birtakım bilgiler vermektedir. Genellikle yüzeyde ne kadar çok krater varsa, bir gezegen ya da uydu o kadar yaşlıdır; bu sebeple de Merkür’ün yüzeyi oldukça yaşlıdır. Aslında bazı alanlarda gördüğümüz üst üste binmiş çarpma izleri bu bölgelerin çok eski zamanlardan kalma olduğunu göstermektedir.

Merkür’deki, 1550 kilometre genişliğindeki Caloris Havzası, püskürmelerden kaynaklanan lavlarla doludur. Caloris’i meydana getiren şey, muhtemelen yüzeye 4 milyar yıl önce çarpmış, 100 kilometre genişliğinde bir asteroittir.

Merkür Keşifleri

 

Merkür, karasal gezegenlerin en yoğunudur. Yüzde altmış demir Dünya’nın neredeyse iki katı kadar ve yüzde kırk diğer minerallerden oluşmuştur. Neden bu kadar çok demir içerdiği gezegen bilimcilerin çözmeye uğraştığı gizemlerden biridir.

Merkür’ü ve onu şekillendiren süreçleri daha iyi anlamak için gezegen bilimciler, Merkür Yüzeyi, Uzay Ortamı, Jeokimyası ve Mesafesi (MESSENGER) adlı uzay aracını uzun yıllar sürecek bir keşif görevine göndermişlerdir. Gezegenin yörüngesine 2011 yılında ulaşan uzay aracının gönderdiği veriler oldukça dikkate değerdir:

  • Kutuplarda su olduğuna dair güçlü kanıtlar mevcuttur.
  • Merkür’ün çekirdeği tahmin edildiğinden de büyüktür: Gezegenin yüzde seksen beşini kaplar, muhtemelen katı haldedir ve eriyik demirden oluşan sıvı bir katmanla kaplıdır; bunun üzerinde demir sülfür katmanı ve yerkabuğunu oluşturan silikat kayalıklar vardır.
  • Sondanın çiftli görüntüleme sisteminden gelen görüntüler ve lazer altimetre cihazından (yüzey özelliklerini ölçmek için lazer ışınları kullanmaktadır) gelen veriler Merkür’ün oluşumunun başlangıcında son derece patlayıcı volkanlara sahip olduğunu göstermektedir. Muazzam lav akıntıları volkan ağızlarından püskürmüş ve yüzey boyunca uzun, kıvrımlı kanallar yaratmıştır.

Merkür‘ün yüzeyini etkileyen tek süreç volkanizma değildir. Genç Merkür soğudukça küçülmüştür. Kayalık yerkabuğu katmanları oldukça kolay kırılabilmektedir ve bunların altındaki katmanlar büzüştüğünde yüzey kayaları çatlayıp kırılır. Merkür manzaralarında, yüzey kırıldığında oluşan büyük uçurumlar göze çarpmaktadır.

Messenger Neleri Keşfetti?

Messenger’in keşfettiği şey sadece Merkür’ün jeolojik geçmişi değildir. Uzay aracının atmosferik spektrometresi gezegenin etrafında ara sıra meydana gelen, oldukça seyrek bir gaz kılıfı bulmuştur. Bu oldukça ince atmosfer; çok az miktarlarda hidrojen, helyum, oksijen, sodyum, kalsiyum, potasyum ve şaşırtıcı biçimde su buharı içerir. Atmosferin çoğunun kaynağı Merkür’ün kendisinden gelmektedir çünkü çok eski zamanlardan kalma volkanlar hâlâ gazını boşaltmaktadır. Mikro meteoritler sürekli olarak Merkür’ün kayalık yüzeyine çarpıp toz kaldırır.

Buna ek olarak Messenger Merkür’ün atmosferinde Güneş rüzgârı parçacıkları da ölçmüştür. Peki ya su buharı nasıl oluyor? Bu, kutuptaki buz yataklarından geliyor. Bilim insanları uzunca bir süre, güneş ışığının ulaşamadığı yerlerde buz olabileceğini düşündüler ve bu sebeple Messenger kanıt araması için programladılar. 2012 yılında uzay aracındaki cihazlar kutuplarda su buzunun ve diğer uçucu maddelerin (düşük kaynama noktaları olan kimyasallar) var olduğunu gösteren hidrojen gazı ve diğer bazı gazlar buldular. Ayrıca organik bileşik (karbon temelli maddeler) olması mümkün koyu renk maddelere ait izler buldular. Bu organik maddelerin ve buz yataklarının Merkür’ün yüzeyine çarpmış kuyrukluyıldızlarca taşınmış olması mümkündür.

Merkür Görevleri

Uzay çağının doğuşundan bu yana sadece iki tane Merkür görevi gerçekleştirilmiştir. 1973 yılında Merkür’ü ziyaret edip gezegenin etrafını üç kere dolaşan Mariner 10 ilk görev aracıdır. Görevin özel cihazları, gezegeni ölçmüş ve yüzeyin ilk yakın çekim görüntülerini göndermiştir. 2011 yılında Messenger uzay aracı, çok yıllık bir görev için gezegenin yörüngesine yerleşmiştir. Merkür’e daha çok görev planlansa da en erken 2015 yılma kadar gezegene herhangi bir araç gönderilmeyecektir.


E-posta hesabınız yayımlanmayacak.