Mimar Sinan kimdir?


Mimar Sinan (15 Nisan 1489 – 17 Temmuz 1588).  29 Mayıs 1481 yılında Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan Selim’in devşirmeiyle İstanbul’a geldi. Hassa Sermimarı (Mimarbaşı) oldu. 48 yıl bu makamda kaldı. 81 cami, 10 mescit, 55 medrese, 26 türbe, 17 imaret, 6 bent ve su kemeri, 9 köprü, 17 kervansaray, 33 saray, 6 mahzen ve 37 hamam mühendisi yapılmıştır. 9 Nisan 1588 tarihinde İstanbul’da öldü. Türbesi Süleymaniye camiinin avlusundadır.

Mimar Sinan

Süleymaniye Camii yapması aşaması

Ayasofya kilisesinin açılışı Jüstinyen “Hazreti Süleyman sana galebe çaldım” diye haykırmıştı. İmparator, bu kubbeden daha muhteşem bir kubbenin, gök kubbe altında bulunamayacağı inancı içinde idi. Koca Koca Sinan “kalfalık devremin eseri” dediği Süleymaniye Camii ile gök kubbe başında kubbelerin en muhteşemini kurup Ayasofya’yı gölgede bırakan kişi oldu. Bu öylesine bir cami idi ki, Cihan Padişahı Kanunî Sultan Süleyman Hân’ın ulu adına lâyık, dünya durdukça olanca ihtişamı ile dimdik ayakta duracak bir şaheserdi. İnşaatı tam sekiz yıl sürmüş, bu Kanunî Sultan Süleyman, pek sevip takdiriyle Sermimarı Sinan’a hayli kızdığı zamanlar da olmuştu. Sinan, yalnız temelleri için tam 6 yılını harcamıştı.

İstanbul’da Ayasofya’yı gölgede bırakacak heybette bir camii olduğu resminin haberi tüm dünya adına gözlerini İstanbul’a çevirmişti. Ancak inşaatın bu derece gecikmesinin maddî sıkıntıdan olduğu kaygısının da uyandırmıştı.
İran’da Tahmasb Hân, Sefiri Manzaralı ile Kanunî Sultan Süleyman’a ufak bir sandık dolusu dökümü göndermiş ve “tamamlanmaya çalışıyoruz” demişti. “Muhteşem” sıfatıyla yazdıran Kanunî, sandığı Mimar Sinan’a Üsküdar’dan doğan güneşin ilk kitabı ile Haliç’ten batan güneşin ilk kitabı altında Süleymaniye Camii minarelerinin pırıl pırıl parlamasında bu taşlardan oldu söylenir.

Bu arada Koca Sinan’ı çekemeyenler anlam dedikodudan geri kalmıyorlardı: “Bu binayı kara çamurdan çıkarmaya kadir değildir” diyenler camiin duvarları olanca heybetiyle yükseldikten sonra bu kez, “Kubbenin durrama şüphesi vardır. Herif ona hayrandır; bu uğurda günlerini geçirir… ”demeye başlamışlardı.

 

Bu söylentiler padişaha kadar aksetmişti. Sinan’ın, Sultan Süleyman’ın kürsüye hiddetlenen hararetine ramak kaldıtı. Bir gün camiye ani olarak gelen Kanunî, Sermimarı Sinan’ı kubbenin altında din nargile içerken gördüğü zaman:

– Bre Sinan, neden benim camiin ile mukayyed niyetp nargile ”nin tatil-i evkât edersin?…” Diye gürledi… Koca Sinan nargilenin tömbekisi bulunmadığını gösterip,

– Ol nargilenin fokurtusu ile kubbedeki aks-i sadayı dinlerim devletlüm… cevabını verdi. Cidden o ufacık nârgileden aşağı fokurtu bu dev kubbede büyük bir akustik yapmaktaydı…

Ve bunca hâdise ile dolu bir uzun uzun boylu bir şahsa sahip olan muhteşem cami tamamlandı. Süleymaniye adını taşıyan bu emsalsiz mabet 16 ağustos 1556 Cuma günü ibadete açıldı. Adına göre olunan caminin ihtişamı ve güzelliği hayranı Kanunî Sultan Süleyman, caminin anahtarını Koca Sinan’a uzatılıyor:

– Binâ eylediğin bu beytullahı, sıdk, safa ve dua ile yine siz açarız, Sermimarına şereflerin en büyüğünü bağışladı.

Mimar Sinan’ın eserlerindeki şifreler

Süleymaniye Camii, I. Süleyman’ın 1551-1557 yılları arasında İstanbul’da Mimar Sinan tarafından yaptırılmış camidir.

Eserleri mana yüklüydü, onun esere bir mana yükleyebilmekte mahirdir. Hatta zaman eserlerin sözlerini de manalar yüklemiştir. Mesela’da camilerde kullandığı dört kubbe dört hak mezhebi, dört büyük meleği ya da dört büyük kitabı temsil eder. Bunun yanında İstanbul’da Kanuni devrinde de şehzade camii genç yaşında vefat eden şehzadenin hayratına vakfedildiğinde, eserde gençlik fışkıran bir renk, ferahlık ve ince işlemeli detaylar vardır. Ancak Mimar Sinan gibi bir kişinin yanında bir şeyler hazmedemeyenler yine aynı zamanda mandakilar tarafından üretilmişlerdir. Mesela Selimiye Camii’nin müezzin mahfilinin altında yer alan havuz ve tavandaki çarkı eski Şamanist aşamanın bir tanımından değerlendirenler meydana gelmiştir.

Mimar Sinan’ın en önemli eserlerinden olan Selimiye Camii, sadece kendi külliyatını değil, Edirne’yi taşıyacaksınız. Osmanlı ev mimarisinde olduğu gibi aşağıdan doğruya doğru inen bir konstrüktif (bünye) çözümlemeyle namaz kılma düzeni ve çevre. Selimiye Camii, izleyenlerin zihninde, içteki güçlü ve dâhiyane mimari ifadenin dışta derin sükûtunu gösterilebilir.

Süleymaniye Camii ve Külliyesi Osmanlı devlet teşkilatlarının hakkı, teknik donanımının da sergilediği, devletin hakkıyla ilgili bir eserdir. Külliye için bütün Osmanlı coğrafyası, kereste olasılığı, Karadeniz’den, demir ve kurşunlar, Sofya ve İstanbul’dan, Hasköylerden olmak üzere, özel olarak imal ettirilmiştir. Neticede yedi yıl boyunca tamamlanan bu eser, içeriden bakıldığında büyük kubbeyi çevreleyen değişik kubbe ve kemerlerle o zamana kadar görülmeyen bir zenginlik ve optik etkiyle insanı etkilenmiştir. 128 bin, kubbeyi içeren kâğıtların dıştaki devamı, kubbecikler ve dört büyük minaresine kadar bir boyda sahip olan Süleymaniye Külliyesi,

Mimar Sinan’ın mantığı

Mimar Sinan’ın ustalık eseri; Selimiye Camii. (Edirne)

Soylu ama sakin bir özgüven Her eserin hikâyesini taşla dizmiş. Süleymaniye Külliyesi, Kanuni Süleyman’ın devri ve intizamlıdır. Sinan iyi bir gözlemcidir de. Gözlemlediklerini sahiplerine yansıtır. Süleymaniye Camii’nin dış cephanesi Sinan’ın doğup büyüdüğü Ağırnas’tan Erciyes Dağı’nın görünüşünü andırır. Şehzadebaşı Camii, çekim sıkıntıların, çilelerin yasını çeker gibi hafiften karanlıktır. Edirne Selimiye Cami, geniş ve geniş açılardan güneşi görmesi hasebiyle hükümdarın bahtını temsil eder. Manisa Muradiye Camii “minarelerinin ahenkli silueti, Manisa dağlarının dik yükselişi ile boy ölçüşürlenmiştir.”

Eserleri medeniyet birikiminin gönderilmesi, Mimar Sinan bir şehir planlamacısıdır adeta. Bina olsun da nasıl olursa olsun demez. İlk kısım çevreyi süzer. Mimari dokuyu kullanmayı düşünüyor. Sonra zemine iner. Rutubete düşmandır. “Duvarı nem yıkar” diyerek eserin etrafınabilecek kuyular kazdırır. Suyu zeminden boşaltır. Anlam koskoca eser zamanla çürür. Eserin sağlam olması demek illa ki kalın duvarlı olması demek değildir. Hafif malzeme, geniş kubbe, aydınlık ân ve uyarı farkından esneyen ve nefes alan Horasan harcıonun eserlerinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Eserlerinde Selçuklu, Emevi, Sasani ve Bizans’ın kullandığı mimari teknikler ve sanat çizgilerini mevcutturta bir behis görmemiştir. Ancak, bu kaynakların hiç onun benzemeyen bir güzelliğe ulaşabilmeye muvaffak. Mesela Süleymaniye Külliyesiyleyırmak üzere başlatıldı Kırım Tatarı Han Camii, küçük kâğıtta Kırım’ın mimari elemanını gösterir. Fatih Camii planının minyatür gibi bir benzerini Kırım Tatar Han Camii’nde çözmek isteyen Mimar Sinan, eserinde kullandığı üslup ile adeta dışarıya karşı vakur benlik duygusunu görün istemiştir.

Mimar Sinan, 17 Temmuz 1588 yılında İstanbul’da vefat etti. Türbesi,  Süleymaniye Külliyesi ‘ndeki, Haliç duvarının önündedir.

 

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.