Neden insanlar internet bağımlısı oluyor? » E-Kütüphane

Neden insanlar internet bağımlısı oluyor?


Neden İnsanlar İnternet Bağımlısı Oluyor?

İnternet bağımlısı olarak nitelendirilebilecek hastaların oranı toplam kullanıcıların % 2’si ila % 4’ü kadardır. Ancak risk altında olabileceği düşünülen kullanıcıların oranının ise % 10 ile % 20 kadar olduğu tahmin edilmektedir.

En büyük risk grubu ise 8-18 yaş arasındaki ergenlerdir. Her iki cinsiyette de görülmesine rağmen erkeklerde kızlardan 2 veya 3 kat daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Sadece ergenlerde değil, internet bağımlılığı ileri yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Bunun dışında emekliliği takiben aşırı internet kullanımı da gözlenmiştir.

Ülkemizde genç nüfusun fazlalığı, internetin yaygınlaşİ ma hızının yüksekliği ve işsizlik gibi sosyoekonomik sebeplerden dolayı aileler ve doktorlar bu problemle daha sık karşılaşmaya başladılar. Özellikle okul çağında çok sık görüldüğü için, öğrencilerin ruhi ve bedeni gelişimlerini ve sosyal ilişkilerini kötü yönde etkileyen bu hastalıklar için acil önlemler alınması gerekiyor. Çünkü okul ve iş başarılarını düşürerek, kişilik gelişimini negatif yönde etkileyen bu hastalıklar, kişiyi bağımlı hale getiriyor ve onu toplum içinde zor durumda bırakıyor.

 

Hangi Hastalıklar Oluşuyor?

Önlemleri almak elimizde olmadığı için biz, oluşan bu rahatsızlıkları size tanıtmaya çalışacağız. Aşırı internet kullanan insanlar incelendiğinde, bu kişilerin hayal kırıklıklarına karşı aşırı duyarlı oldukları, depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu ve yabancılarla iletişime girmenin kaygı düzeylerini belirgin derecede artırdığı gözlenmiştir. Bu da insan ilişkilerinde kişileri zor durumda bırakmaktadır.

Başka bir iddiaya göre ise, bu ilişki bozukluğunun kaynağı genetik olup bebeklik dönemindeki stres yanıtlarının yüksekliğiyle ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocukluk ve ergenlik döneminde çevreyle ve yabancılarla olan ilişkilerin yoğun stres şeklinde etkilere yol açtığı kişilerde çekingen davranışın öğrenilerek bir kalıp olarak yerleştiği de ifade edilmiştir. Dolayısıyla sosyal kaygı bozukluğu olan kişilerin bir sığınma yeri olarak interneti aşırı kullanmaya meylettikleri düşünülebilir.

İnternet bağımlısı olduğumuzu nasıl anlarız?

Tipik bir internet bağımlısı haftada 40 – 80 saat arasında bilgisayar başında kalmaktadır. Ayıca tek seferde hiç aralıksız 20 saate kadar bilgisayar başından kalkmayan vakalar da gözlemlenmiştir. Bunun sonucunda uyku düzeni bozulan hasta, uyarıcı madde kullanmaya, aşırı kahve ve kolalı içecekler tüketmeye başlayabilir. Fiziki aktivitenin giderek azalmasına bağlı olarak, obezite, karpal tünel sendromu, sırt ağrısı ve postür bozuklukları baş gösterecektir. Yapılan araştırmada ortaokul öğrencilerinde bilgisayar kullanımına bağlı kas ve iskelet ağrıları, dikkat eksikliğive hi peraktiviteye eşlik eden psikiyatrik bozukluklarla yüksek oranda karşılaşılmıştır.

Nasıl Tedavi Edilir?

İnternet bağımlılarının önemli bir kısmında ayrıca psikiyatrik hastalıklar da bulunmaktadır. Bazen bu durum hastalığın kötü yönde ilerlemesine tesir eder. Bazı durumlarda da kısmen veya tamamen internet bağımlılığının sebebi de olabilir. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce altta yatan bir psikiyatrik rahatsızlık varsa öncelikle bunun tedavisinin yapılması gerekmektedir.

Görülme yaşının kısmen daha düşük olması, çocuk ve ergenleri özellikle okul dönemlerinde etkilemesi tedavinin hızlı ve etkin şekilde yürütülmesini zorlaştırmaktadır. Bu konuda aile ile sıkı işbirliğinin yapılması şarttır. Bu hastalıktan etkilenmiş bir kişinin hayatını yeniden organize etmek ve internette geçirdiği vakti azaltacak harici engeller oluşturmak gerekir. Örneğin akşam eve gelir gelmez internet başına geçen bir kişi, eve daha geç gelmesi için bir kursa başlatılabilir. Ya da bu kişi sabah saatlerinde uyuyorsa bunu akşama kaydırmak gibi müdahaleler etkili olabilir.

Neler Yapılabilir?

Ülkemizde genç nüfusun yüksekliği ve internet salonlarının kontrolsüzce yaygınlaşması bir güvenlik sorunu olduğu kadar, bu yeni tanımlanmakta olan hastalık türleri için de endişe verici bir zemin oluşturmaktadır. Bunun önüne geçebilmek için özellikle ebeveynler ve sonra eğitimciler, kontrollerinde olan kişilere yakın durarak önce hastalığın sebepleri ile savaşmalıdırlar.

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.