Nüfusun dağılışını etkileyen faktörler » E-Kütüphane

Nüfusun dağılışını etkileyen faktörler


Fizik faktörler

1-Yer şekilleri: Türkiye’deki arazi yapısı son derece dağlık, engebeli ve yüksektir. Bu durum gerek bölge içinde gerekse bölüm içinde bile çok farklılık göstermektedir.

Nüfusumuzun % 85’i yer şekillerinin sade olduğu kıyı veya iç kesimlerdeki alçak vadilerde ve ovalarda toplanmıştır. Bu alanların büyüklüğüne bağlı olarak yerleşim alanları da genişlemiştir.

Dağlık ve engebeli alanlarda tarım alanlarının sınırlı olması, sıcaklığın düşük olması ve kış mevsiminin uzun sürmesi, ulaşım koşullarının elverişsiz olması gibi nedenlerden dolayı nüfus yoğunluğu azdır. Bu kesimlerdeki yerleşim birimleri sınırlı oranda büyüyebilir.

Türkiye’nin iklim koşullarının elverişsiz olduğu Yıldız Dağları, Menteşe Yöresi, Teke ve Taşeli platoları yer şekillerinin engebeli olmasından dolayı seyrek nüfuslanmıştır.

 

Kuzeydoğu Anadolu kesimlerimizde verimli topraklar olmasına rağmen, ortalama yükseltinin fazla olması buradaki iklim koşullarını olumsuz etkilediğinden nüfus yoğunluğu azdır.

Dağların uzanış doğrultusu da nüfus dağılışını etkiler. Dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde nüfus kıyıda yoğunlaşırken, dağların kıyıya dik uzandığı yerlerde nüfus iç kesimlere kadar dağılış göstermektedir.

Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında nüfus kıyıdan itibaren 20-30 km’lik kesimde yoğunlaşırken, Ege kıyılarında ise nüfus kıyıdan 150-200 km içerilere kadar sokulmuştur.

Türkiye’de nüfusunun dağılışı üzerinde bakı faktörü de etkilidir. Özellikle kırsal kesimlerde dağların güneye bakan yamacı sıcaklık koşullarının elverişli olmasından dolayı kuzey yamaçlarına göre daha çok nüfuslanmıştır.

2- İklim: İnsanların doğal çevredeki her türlü aktivitelerini etkileyen sıcaklık, yağış gibi iklim elemanları nüfus dağılışında etkilidir. İklim elemanlarından sıcaklık ve yağış koşulları insanların beslenme ve barınmasını doğrudan etkiler.

Ayrıca insanların ekonomik faaliyetleri olan tarım, hayvancılık, ulaşım, sanayi ve turizm de iklimin etkisi altındadır. İklimin bu denli etkili olması sonucunda gerek dünya genelinde, gerekse Türkiye’de nüfus iklim koşullarının daha elverişli olduğu yerlerde yoğunlaşmıştır.

Ülkemizde kışların sert ve soğuk geçtiği Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek kesimlerinde nüfus miktarı ve nüfus yoğunluğu azdır. Yer şekilleri engebesiz olmasına karşılık, İç Anadolu’da özellikle Tuz Gölü ve çevresinde iklim çok kurak olması nedeniyle nüfus miktarı ve nüfus yoğunluğu çok azdır.

3- Toprak özellikleri: Türkiye’de geniş ve verimli tarım alanlarının bulunduğu sahalarda nüfus yoğunluğu fazladır. Bu verimli alanlar kıyılarda olabildiği gibi, iç kesimlerdeki dağ eteklerinde veya sıra dağlar arasında da olabilmektedir.

Örneğin, kıyı kesimlerindeki Çukurova, Gediz, Küçük Menderes, Bakırçay, Büyük Menderes, Çarşamba, Bafra, Silifke, ve Adapazarı ovaları ile iç kesimlerde yer alan Bolu, Malatya, Konya, Kayseri ve Elazığ ovalarında nüfusun yoğun olmasında bu bölgelerin toprak özellikleri de etkilidir.

Toprağın tarıma elverişsiz olduğu yerler de seyrek nüfuslanmıştır. Örneğin, Tuz Gölü çevresinde tuzlu toprakların bulunduğu yerler nüfus yoğunluğunun en az olduğu alanlardan biridir.

Ayrıca karstik arazi yapısına sahip yörelerde seyrek nüfusludur. Örneğin Teke ve Taşeli platolarında arazi yapısı tarıma elverişli olmadığından seyrek nüfusludur.

4- Su kaynakları: Türkiye’de nüfusun dağılışında su kaynaklarının da önemli bir etkisi vardır. Türkiye genelinde iklimin yarı kurak olması ve halkın çoğunluğunun tarıma bağlı olması su kaynaklarının önemini daha artırmıştır.

Özellikle kırsal bölgelerdeki nüfusun dağılışına bakıldığında akarsu kenarlarının veya yer altı su seviyesinin yüzeye yakın olduğu yerlerin daha yoğun nüfuslu olduğu görülmektedir. Bu yüzden akarsu kenarları, yer altı su potansiyeli fazla olan yerler, ile göl kenarları diğer yerlere göre daha fazla nüfuslanmıştır.

Beşeri faktörler

1- İç ve dış göçler: Türkiye’nin bölgeleri ve bölümleri arasında nüfus yoğunluğu farkının fazla olmasında etkili olan faktörlerden biri de iç ve dış göçlerdir.

Genellikle sanayinin gelişmediği, tarım alanlarının az olduğu ve iş imkanlarının sınırlı olduğu bölgenin göç verdiği görülmektedir. Özellikle 1950’li yıllardan başlayarak tarımda makineleşmeden dolayı iç göçler artış göstermiştir.

Ülkemizde göç alan bölgelerin ve yörelerin özelliği ise iş imkanlarının fazla olmasıdır. Onun için bu alanlarda nüfus yoğunluğu fazladır.

2- Ulaşım: Günümüzde ulaşım faaliyetleri sanayinin, ticaretin ve tarımın gelişmesinde temel dinamiklerinden biridir.

Bu nedenle ulaşım imkanlarının gelişmiş olduğu yörelerde diğer ekonomik faaliyetler kolları da gelişim göstermiştir. Bu nedenle bu alanlara yoğun bir göç yaşanmaktadır.

Ülkemizin değişik bölgelerinde ulaşıma bağlı olarak nüfusun fazla olduğu iller vardır. Örneğin, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Giresun, Eskişehir illerimiz bunlardan bazılarıdır.

3- Ekonomik faaliyetler: Ülkemizdeki nüfus dağılışının bölgelere, bölümlere ve yörelere göre farklılık göstermesinde ticaret, sanayi, tarım, hayvancılık, turizm, madencilik, ormancılık ve balıkçılık gibi ekonomik faaliyetlerin büyük bir etkisi vardır.

Ticaretin aktif olduğu iller çevresine göre daha fazla yoğunlaşmıştır. Bu alanlarda ulaşımın gelişmesi ve üretim faaliyetlerinde bulunan sanayi tesislerinin yaygınlığı nüfusun toplanmasına neden olmuştur.

İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Kayseri ve Gaziantep gibi iller bu duruma örnektir.

Sanayi kuruluşlarının bulunduğu illerimiz de çevre küçük illerden veya kırsal kesimden önemli ölçüde göç almaktadır. İstanbul, İzmit, Adapazarı, İzmir, Adana, Bursa gibi illerimizin nüfuslanmasında sanayi tesislerinin büyük etkisi vardır.

Ülkemizdeki nüfusun önemli bir bölümünün tarıma bağlı faaliyetlerde çalıştığı düşünülürse nüfusun bazı illerde toplanmasında tarımın da etkisi büyüktür.

Adana, Söke, Tire, Silifke, Rize ve Ödemiş tarımdan dolayı nüfusun fazla olduğu yerlerdir.

Antalya, Çeşme, Alanya, Marmaris, Bodrum ve Kuşadası gibi yerlerde turistik değerlerin fazla olması buralarda nüfuslanmasının fazla olmasını sağlamıştır.

Ülkemizdeki bazı illerde nüfus, sahip oldukları yer altı zenginliğine bağlı olarak artış göstermektedir.

Bu duruma en güzel örnek Murgul, Ergani, Seydişehir, Küre, Meden, Zonguldak, Karabük ve Batman gibi şehirlerimizdir.

 

 

 

 

 

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.