Sigmund Freud kimdir?


Bir insanın zihnindeki sorunların yine kendi zihni vasıtasıyla çözülebileğini savunan bir akıl bilimci. Düşündükleri ile psikoloji bilimini yeniden yazmış büyük bir deha Sigmund Freud.

Nöroloj Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856 tarihinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğuna bağlı Prilov kasabasında 2 katlı tuğlalı bir evde fakir bir ailenin içerisinde doğdu. Doğumundan itibaren babasından yirmi yaş küçük olan annesinin göz bebeği oldu. Kendisine ait odası ve piyanosu olan Freud’un mutluluk dolu günleri kardeşleri doğana kadar sürdü. Freud ailesine 4 birey daha eklenince aile Viyana’ya taşındı. Viyandaki çocukuğunda kardeşleri ile sürekli kavga ediyor, annesini herkesten kıskanıyor ve fırsat buldukça kendisini odasına kitleyip ilgi çekmeye çalışmıştır.

Sigmund Freud
Sigmund Freud

Üstün zekasının farkına erken varılınca 5 yaşında okula başladı. 12 yaşında liseye kabul edildi. Cisimleri başka cisimlere benzeten fotografi tekniği ile ispanyolca, italyanca ve fransızcayı kendi başına öğrendi. O yıllarda museviler ya tıp ya da hukuk bölümünü seçebiliyordu. Viyana üniversitesi tıp fakültesini seçen freud, hayvan bilimlerini yakından takip ediyor ve iki türünde aynı ilkel tepkileri verdiğini savunuyordu. Mezuniyetinden sonra farklı bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu. Bir süre kofa ağacı yapraklarından yapılmış bir uyarıcıyı kendi üzerinde deneyip notlar aldı, kendinden vazgeçip viyana sokaklarında sabahlayınca bu çabasından vazgeçirildi.

Paris’te ünlü bir hipnozcunun yanında staj yaptı. Çok güçlü ses tonu ve karizmatik bakışları ile pek çok kişiyi hipnoz etti ve bir çok kişinin çocuklukları ile ilgili sorun olduğunu ortaya çıkardı. 1886’da Viyanaya dönerek kendi muayenesini açtı. İlk önce kendisini hipnoz ile telkin edip geçmişine dönmeye başladı, bu tecrübenin sonunda da ünlü oedipus kompleksi fikrini ortaya attı.

 

Freud’a göre; İnsan doğumundan itibaren saldırganlığın ve cinsel arzusunu dışarıdan gelen toplumsal baskı ile içeri atıyordu. Bilinçaltı dediği bu psikolojik havuz, rüyalarda, sanat eserlerinde ve bağımlılıklar ile boşaltılıyordu.

Sigmund Freud, psikoanaliz yöntemi ile akıl hastası olan bireylere anılarını anlattırıyor ve o anılardaki simgeleri takip edip, hastayı çocukluğuna döndürerek travma yaşadığı durumu boşalttırmaya çalışıyordu.

Freud’ın kuramsal psikolojiye katkısı o kadar kapsamlıdır ki; kısaca özetlenmesi çok zordur. İnsan davranışlarında bilinçaltının muazzam önemine dikkat çetti. Bilinçaltı faaliyetinin rüyaların içeriğini nasıl etkilediği ve bu faaliyetin dil sürçmeleri ve isim unutma gibi sık rastlanan olguların ve insanın kendi kendine kaza hatta hastalık yaratması gibi durumların sebebi olduğu gösterdi.

Freud psikanaliz tekniğini, akıl hastalıklarını tedavi etmek üzere bir yöntem olarak geliştirdi. İnsan kişiliğinin yapısı ile ilgili bir kuram ortaya attı. Endişe , savunma mekanizması hadım edilme kompleksi, bastırma, yüceltme konularındaki kuramları geliştirmesi ya da herkesçe bilinir hale getirilmesi sayabileceklerimizden sadece birkaçıdır. Eserleri kuramsal psikolojiye duyulan ilgili körükledi. Bazı fikirleri son derece aykırıydı hala da öyledir ve ortaya attığı günden beri ateşli tartışmalara neden oldular.

Yayınladığı totem ve tabuda tüm dinlerin ve sanatın tek sebebi cinsel dürtüleri bastırmak için ortaya çıktığını savununca herkes kendisine sırt dönüp yapayalnız bıraktı.

Kendisine damak kanseri tanısı koyan Freud, iktidarı nazilerin gelip kapısına gamalı haç işareti çizerek göz dağı vermesi ile tüm malvarlığını satıp Lonra’ya taşındı. 22 ayrı operasyon geçirdi ve hastahane odasında eserler yazmaya devam ederek, dış dünyadan soyutlanan ilginin kendi üzerinde toplandığı narsist kavramını psikoloji dünyasına kazandırdı.

Freud evli ve altı çocukluydu. Hayatının sonlarına doğru çene kanserine yakalandı ve 1923 yılından sonra, iyileşmek için otuzdan fazla ameliyat geçirdi. Buna rağmen çalışmaya devam etti ve önemli yapıtlarından bazılını bu dönemd eüretti. 1938 yılında Naziler Avusutya’ya girdi ve Yahudi olan 82 yaşındaki Freus, Londra’ya kaçmaya mecbur kaldı, erkesi yıl da burada öldü.

23 Eylül 1939 tarihine geldiğimizde Sigmund Freud artık acı çekmekten bıkmıştı. Özel doktorunu çağırıp ötenazi olmak istediğini söyledi. Doktor şırıngaya 3 cc morfin doldurup damarlarından içeri enjekte edince gözleri bir daha açılmamak üzere kapandı.

   

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.