Sümerler Hakkında Bilgi


Sümerler, en eski Mezopotamya uygarlıklarından birisidir ve M.Ö. 3000 ila M.Ö. 1000 yılları arasında Fırat ve Dicle nehirleri arasında kurulmuş kent devletlerinden oluşuyordu. Uruk, Larsa, Ur ve Lagaş en önemli Sümer kent devletlerindendi.

Sümerler Hakkında Bilgi

Sümerler, M.Ö. 3000 dolaylarında günümüzdeki Fırat ve Dicle nehirleri arasında yani ”iki nehir arasındaki topraklara” yerleşkelerini kurmuşlardır. Bölgede yaşamış olan dönemin kabilelerinkinden farklı olan dillerinin kökeni ise tartışmalıdır.

Sümerler Mezopotamya bölgesinde, zaman olarak ilk Mısır hanedanları ile aynı devirde kent devletlerini kurmuşlardır. Sümer kent devletleri Mezopotamya’da bir araya gelip sulama ve taşkın kontrol sistemi yapmayı başarmışlardır. İlk mühendislik örnekleri bu topraklarda bulunabilir. Sümerlerin bilim tarihi ve bilimin gelişimine katkıları çok büyük olmuştur.

Çanak ve çömlek üretimi ile uğraşan insanların bulunduğu kent devletleri, hem deniz hem de kara ticareti için elverişli bölgelere yakınlıkları sayesinde zaman içinde zenginleştiler. Hem ekonomik hemde mühendislik anlamda gelişen Sümer kent devletleri M.Ö. 2800 civarlarından sona birleri üzerinde ekonomik üstünlük kurmanın mücadelesine girmişlerdir.

Sümer Kent Devletleri Nelerdir?

Sümerler
Sümerler

Sümer kent devletleri; Uruk, Larsa, Ur ve Lagaş bu Sümer kent devletlerin en önemlilerindendir. Sümerliler birbirleri ile ekonomik üstünlük mücadelesi kurmaya çalıştıktan sonra birbirlerinden uzaklaşmışlar, siyasi birlik olmayı başaramamışlardır.

Sümer kent devletlerinin siyasi birlik oluşturmaması ise çevredeki diğer eski Mezopotamya uygarlılarının işine yaramıştır. Fırsatı değerlendiren Sami kökenli Akadlar, daha sonra İran kökenli olan Gutlular ve yine İran kökenli Elamlılar da bu Sümer kent devletlerini bir bir ele geçirdiler. Sümerler bu ele geçirilmeden sonra kültürel olarak asimile olmuşlardır.

Sümerler Hakkında En İlginç Bilgiler

1. Bilinen en eski yazı formu olan Sümer çivi yazısı

Sümerlerin çivi yazısını icadı MÖ 3400’lere dayanıyor. Yazı en karmaşık formunda, antik kâtiplerin hece ve kelimeleri kamıştan bir kalem kullanarak ıslak kil tabletler üzerine yazdığı birkaç yüz karakterden oluşuyordu. Yazılı tabletler daha sonra sertleşmeleri için pişiriliyor ya da güneşin altında bırakılıyordu. Sümerler çivi yazısını ilk olarak ticari işlerin hesabını ve kaydını tutmak için geliştirmiş, fakat zamanla şiirden tarihe, kanunlardan edebiyata her şey için kullanılan tam teşekküllü bir yazı sistemine dönüşmüştü. Yazı birden çok dile adapte edilebildiği için birkaç binyıl boyunca bir düzineden fazla kültür tarafından kullanılmıştı öyle ki arkeologlar, Yakın Doğu’ya ait astronomik metinlerin MS birinci yüzyıl gibi yakın bir tarihte bile çivi yazısıyla yazılmış olduğunu keşfetti.

2. Sümerlerde Din ve Mitoloji

Sümerlerin dini inanış biçimleri oldukça mistik ve fantastik bir şekildedir. Çok tanrılı bir inanışla beraber her nesnenin bir tanrısı olduğu inancına sahip olmuşlardır. Sümerlerin bu tanrıları insan görünümünde fakat insanüstü güçlere sahip tanrılardır. Sümer tanrıları insanlara ne istediklerini söylemez, ancak insanlar onlara ne istediklerini sorabilir ve bu sorularına cevap alabilirlerdi. Sümer halkı tanrılarla iletişimlerini Ziggurat adı verdikleri tapınaklarda gerçekleştiriyorlardı. Bu Ziggurat’lar, tanrıyla iletişim kurabildiğine inanılan insan olan, Rahipler tarafından işletilirdi. Din adamları tanrılara istediklerini sorar, onlara kurbanlar adar ve kendilerine azap etmemesi için tanrılarına yalvarıp dua ederlerdi.

3. Sümerlerde Bilim

Bilim ve teknik alanında diğer tüm toplumların önünde olan Sümerler, Matematik ve Geometrinin temellerini atmışlardır. Matematiğin temeli olan dört işlemi bulmuşlar ve dairenin alanını hesaplamayı başarmışlardır. Sümerler, tüm bunların yanında zaman hesaplamasında inanılmaz bir başarı elde ederek gelişmiş bir takvim kullanmaya başlamışlardır. Tarihte Ay yılına dayalı ilk takvimi bulmuş olan Sümerler takviminde, yıl 360 gün, aylar 30’ar gün olarak hesaplanmıştır. Bütün bunlara ek olarak güneş saatini de ilk Sümerler bulmuştur. Bu güneş saati yalnızca günleri ve ayları değil güneşin hareketleriyle saatleri de hesaplamışlardır.

4. Uruk Kralı Gılgamış

Mezopotamya edebiyatının en gözde başarısı, orman canavarıyla savaşıp sonsuz yaşamın peşinden koşan bir Sümer kralının maceralarını anlatan 3.000 satırlık epik şiir “Gılgamış Destanı”.  Destanın kahramanı Gılgamış Herkül’le yarışır güce sahip bir yarı tanrı olsa da birçok araştırmacı karakterin gerçekte Uruk şehrinin beşinci kralına dayandığını inanıyor. Tarihi Gılgamış’ın adı Kral Listesi’nde geçiyor ve MÖ 2700 dolaylarında yaşadığı düşünülüyor. İktidarına dair günümüze kalmış çok az kaynak bulunsa da arkeologlar Uruk’un devasa savunma surlarını inşa ettirdiğine ve tanrıça Ninlil tapınağını restore ettirdiğine ilişkin yazıtlar ele geçirdi. Tüm bunlar Gılgamış’ın, yaptıkları daha sonra destanlaştırılmış gerçek bir hükümdar olabileceğini gösteriyor.

5. Sümer birası kamışlarla içiliyordu.

Sümerleri meşhur eden bir şey daha var: Bira! Arkeologlar Mezopotamya’da bira yapımının MÖ 4. binyıla dayandığını kanıtlayan bulgulara rastladı. Kullandıkları mayalama yöntemi bugün hala gizemini korusa da yaptıkları biranın çok kıvamlı oluşundan dolayı özel bir kamışla içilen arpa özlü bir karışım olduğu görülüyor. Sümerler biralarının besin zengini malzemelerinden övgüyle söz etmiş ve biranın “neşeli bir kalp ve memnun bir ciğerin” anahtarı olduğunu söylemişti. Hatta bira bulduğuna inanılan ve uğruna yazılan ilahi de yere konulmuş maltı suladığı söylenen Ninkasi adında bir tanrıça bile vardı.

 

 

Sümer Kralları ve Rahipleri

İlk zamanlarında Sümerler ve kent devletleri, krallar tarafından yönetilmekteydi. Yönetimin başındaki krallar aynı zamanda en yüksek düzeydeki rahiplerdir.

Sümerlerde Sınıf Temelli Toplum

Sümerler kent devletlerini döneme göre çok güçlü bir hiyerarşik toplumsal yapı üzerine kurmayı başarmışlardı. Sümerlerde en üstte, kralları tayin etme yetkisine sahip ruhban ve yönetici sınıfı mevcuttu. Mezopotamya bölgesinde yapılan arkeolojik kazılarda bulunan mezarlardaki değerli eşyalar, Sümerlerin bu üst sınıfın lüks yaşam tarzını anlatmaktadır. Sümer halkının alt kademelerini oluşturan halkın büyük bir kısmı ise geçimini çiftçilik ve hayvancılıktan sağlamaktaydılar.

Kral Gılgamış Destanı

Sümerlerin en ünlüsü Kral Gılgamış‘ın M.Ö. 2700 senelerinde Uruk kent devletinin hükümdarı olduğu sanılmaktadır. Mezopotamya destanları genelde Kral Gılgamış’ın efsanevi ve tarihi kahramanlıkları ile doludur. Uruk’un 10 kilometrelik surlarını Kral Gılgamış’ın inşa ettiğine inanılır.

Gılgamış destanı, bir çok kültürde kendini göstermiştir. Nuh ve Nuh Tufanı öykülerine olan benzerlikleri Eski Ahit’te mevcuttu. Gılgamış destanı ayrıca Yunan Mitolojisindeki Herkül efsanesiyle büyük benzerlikler sergiler.

Mezopotamyadaki İlk Denizciler

Sümerlerin limanları kent devletlerinin gelişmesin büyük katkıda bulunmuşlardır. Sümerler sahip oldukları limanlardan çok uzak bölgelere dahi deniz ticareti ile bağlanabildiler. Bir kurama göre Sümerler, Hindistan gibi çok uzak mesafelere kadar deniz ticareti yapabilecek kadar gelişmişlerdi. Bu kuramı etnolog Thor Heyerdahl ortaya atmıştır. Sümer gemileri kamıştan yapılmaktaydı. Thor Sümer gemilerinin özelliklerine uygun olarak inşa edilen kamıştan bir gemi ile Basra Körfezi’nden başlayarak Hint Okyanusu’na kadar bu gemiyle yolculuk etmiştir. Böylece kuramını kanıtlamıştır. Sümerlerin, İndus ya da Harappa ile akraba olduklarına inanan bilginler mevcuttur.

Sümerlerde Din ve Mitoloji

Sümerler çok tanrılı inanca sahiplerdi. Tapınaklarına Ziggurat ismini almıştır. Zigguratlar yedi katlı olarak inşa ediliyordu. Zigurat sadece tapınak değil, hem erzak deposu, hem okul hem de rasathane olarak kullanılıyordu. Yazının icadının Ziguratlara dayandığı tahmin ediliyor. Sümerler MÖ 3200 yıllarında yazıyı icat ettiklerinde ilk yazıyı taşlar üzerine çivi yazısı ile yazmışlardır.

Sümer Tanrıları;

Sümer mitolojisinde yer edinmiş Gılgamış Destanı içerisinde Sümer Tanrıları’nın isimleri de geçmektedir. Bazı Sümer tanrıları şöyledir,

Enlil: Tanrıların babasıdır, hava tanrısı (tapınağı Ekur Nippur kentinde)
Anu, An: Gök tanrı, baş tanrı (önceleri)
Enki: Bilgelik tanrısıdır
Nimmah: Ulu hanım, ana tanrıça (Ninhursag)
Nanna: Ay tanrısıdır
Utu, Şamaş: Güneş tanrısıdır, Nanna’nın oğludur
Ecem, Kueen : Kraliçe Soyluların tanrıçası
İnanna: Aşk tanrıçası ve Bereket tanrıçası


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.