Tanzimat Fermanı Hakkında Bilgi


Tanzimat fermanı nedir ve Tanzimat fermanının içeriğinde hangi konular hakkında neler vardı?

Osmanlı Devleti’ne yeni bir düzen vermek için, Abdülmecid tarafından tasdik edilerek Mustafa Reşit Paşa tarafından ilan olunan ferman. “Tanzimat Fermanı” adı da verilen bu ferman, Osmanlı tarihinde bir döneme adını vermiştir. Bu dönem bazı tarihçilere göre, 1. Meşrutiyetin (1876),bazılarına göre de, 2. Meşrutiyetin (1908) ilanı ile son bulur.

Tanzimat, Türkiye’de meşruti bir idarenin kurulmasına, İslam-Hıristiyan alemlerinin birbirine yaklaşmasına zemin hazırlayan bir kültür ve ıslahat hareketidir.

Tanzimat’ın sebepleri:

1- Osmanlı imparatorluğu kanun ve nizamların bozulmadığı, kültür ve medeniyet seviyesi bakımından Avrupa’dan üstün ve aynı seviyede bulunduğu devirlerde bir ıslahat teşebbüsüne ihtiyaç duymamıştı. Fakat 16. yüzyılın ikinci yarısından sonra, devletin kanun ve nizamları bozulmaya başladı. Bu devirde devletin ıslahata muhtaç olduğu kendini gösterdi. İlk ıslahat hareketi Köprülüler devrinde başladı ise de başarılı olamadı.

2- Osmanlı Devleti 18. yüzyıla büyük karışıklıklar içinde girdi. III. Ahmet devrinde bu karışıklıkları yok etmek için yeni bir dönem başladı. Lâle Devri adı verilen bu dönem, ıslahattan çok safahat dönüştüğü için 1730’da Patrona Halil İsyanı ile kapatıldı.

3- XVIII yüzyıldan itibaren Osmanlı ülkesinde geniş ölçüde Katolik ve Ortodoks propagandası başladı. Fransa 1740’da Katolikler ‘in, Rusya 1714’te Ortodoksların himaye hakkını elde etti.

Selim devrine kadar yapılan ıslahat, daha çok askerî sahaya yönelikti. XVIII. yüzyılın sonlarında Osmanlı müesseseleri tamamen bozuldu. IH. Selim, “Nizam-ı Cedit” adını verdiği ıslahat programıyla Avrupa’nın ilim ve tekniğinden mümkün olduğu kadar faydalanmak istedi. Ancak bunlar için kâfi hazırlık yapılmamıştı. Ayrıca 1807’deki Kabakçı Mustafa İsyanı (1808) Nizam-ı Cedit ilgili her şeyi mahvetti.

  1. Mahmud Anadolu’da nüfuz kazanmış ayanlarla Sened-i İttifak denilen mukaveleyi imzaladı. Sened-i ittifak, ilk defa padişahın mutlak salahiyetini tehdit eden bir vesika olarak dikkati çekmektedir. Ancak Kasım 1808’deki isyan Sened-i İttifak’ı tamamen hükümsüz hale getirdi.

Avrupa’nın siyasi haritasını çizen Viyana Kongresi’ne (1814/1815) Osmanlı Devleti katılmadı. Osmanlıların Avrupa’dan çıkarılmasını ve yok edilmesini amaçlayan kongreden sonra Şark Meselesi ortaya çıktı ve devletin dış münasebetleri de tehlikeye girdi.

1922’de bağımsız Yunan Devletinin kurulduğu ilan edildi. Mora isyanı daha da şiddetlendi. II. Mahmut Mora isyanının bastırılması için Mısır valisi Mehmet Ali Paşa’dan yardım istedi. Bu sırada II. Mahmud devrinin en önemli olayı gerçekleşti ve Yeniçeri Ocağı tarihe karıştı (1826). Yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye teşkilatı kuruldu. Aynı dönemde dışarıdan büyük bir darbe geldi. Londra Antlaşması ile (1827) Yunanistan’ın bağımsızlığı tanındı. Aynı sene Navarin faciası oldu.

1828’de Rusya’nın Osmanlı Devleti’ne savaş açması ve ardından 1829 Edirne Antlaşması askerî ıslahatları engelledi.

Edirne Antlaşması’ndan sonra Bulgar meselesi başladı, İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Osmanlı Devleti’ni, Mora, Eflâk-Boğdan ve Sırbistan’daki Müslümanları ve Türkleri mecburi göçe zorlaması yolundaki baskıları, Balkanlar’daki Hıristiyan ve Müslüman halk arasındaki anlaşmazlığın artmasına ve asayişin bozulmasına sebep oldu.

Edirne Antlaşması’ndan sonra Mısır meselesi devletlerarası bir dava haline getirildi. Mehmed Ali Paşa kuvvetleri 1832’de Konya’ya kadar geldi. Bunun üzerine Osmanlı Devleti Batı’dan yardım istedi ise de bir karşılık bulamayınca Rusya’dan yardım istemek zorunda kaldı. 1833 Şubat’ında bir Rus filosu İstanbul’a geldi. Bu durumun kendi aleyhlerine olabilecek sonuçlarını düşünen Avusturya, İngiltere ve Fransa padişah ile Mısır valisini barıştırıp Kütahya Antlaşması’nı imzalattılar (Mayıs 1833). II.Mahmud Ruslarla da Hünkar iskelesi Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldı (Temmuz 1833).

  • Mahmud döneminde Avrupa ilim ve tekniğini benimseyen yeni bir neslin yetişmesi ve devlet idaresine geçmesi ile ıslahat hareketi, yeni bir kuvvet kazandı. Bu akımın temsilcisi Mustafa Reşit Paşa’dır. Paris elçiliğinde bulunan Mustafa Reşid Paşa’nın oradan gönderdiği raporlar padişah üzerinde tesirli olmuştur. II. Mahmud iç ve dış siyasette Mustafa Reşid Paşanın başarılı bir yol takip edeceğini düşünerek 1837’de onu Hariciye nazırı yaptı.
  • Mahmud, Osmanlı halkı arasında din ve mezhep ayrılıklarının kalkmasına taraftardı. Esasen Avrupa devletlerinin üzerinde ehemmiyetle durdukları mesele, gayr-ı Müslim halkın idare ve amme hukukunda Müslüman halk ile eşit haklara sahip olmaları idi.

Yapılan bir ıslahattan sonra Tanzimat’ın ilan edilmesi düşünülmüşse de, Akif Paşa’nın muhalefeti üzerine, ilan keyfiyeti bir müddet geri bırakılmıştır.

  1. Mahmut 1839’da Mustafa Reşit Paşa’yı İngiltere’ye elçi olarak gönderdi. Haziran 1839’da II. Mahmud Nizip mağlûbiyetinin arifesinde vefat etti ve yerine oğlu Abdülmecid geçti.

Ağustos 1839’da Mustafa Reşit Paşa İstanbul’a döndü ve uzun zamandır üzerinde çalıştığı fermanı hazırladı. Dört ay kadar bir hazırlık yaptıktan sonra, genç padişahı fermanın ilan edilmesi için ikna etti.

Tanzimat Fermanı’nın ilanı: Ferman 26 Şaban 1255; 3 Kasım 1839 Pazar günü yapılan büyük bir merasim ile ilan olundu. Topkapı Sarayı’nın müştemilatından olan Gülhane Köşkü önünde yapılan merasimi padişah köşkten izledi. Mustafa Reşit Paşa Hatt-ı Hümayunu bizzat okudu. Osmanlı tarihinde yeni bir devir açan bu ferman okunduğu yere nispetle Gülhane Fermanı ve diğer bir adı ile Tanzimat-ı Hayriye Fermanı adını aldı. Bu törene sadrazam, şeyhülislâm bütün saray erkanı ve devlet ricâli, ulema, esnaf cemiyetleri başkanları, Rum, Ermeni patrikleri, Hahambaşı, İstanbul’da bulunan yabancı devlet elçileri ve konsolosları katıldılar.

Fermanın ilanı, İstanbul’da bazı zümrelerin memnuniyetsizliğine rağmen geçici de olsa bir bayram havası yarattı. Avrupa’da ise olumlu karşılandı.

Fermanın aslı Başbakanlık Osmanlı Arşivi Dairesi (Eski Başbakanlık Arşiv Genel Müdürlüğü)’nde Meclis-i Mahsul idareleri, No.24’de bulunmaktadır.

Ferman ayrıca Fransızca ‘ya tercüme edilerek dost devlet elçilerine resmen tebliğ edildi. Elçiler ayrı ayrı cevap verdiler. Cevapların asılları Topkapı Sarayı Arşivi’nde saklanmaktadır.

Gülhane Fermanı, devletin modernleştirilmesini amaçlayan ilk reform fermanıdır. Bu fermanla, devletin dayandığı askerî-teokratik düzen sarsılmıştır.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.