Tifo hastalığı nedir, tedavisi nedir?


Ebert basilinin (tifo basili) yol açtığı, bulaşıcı ve çoğunlukla salgın yapan, ortalama üç hafta süren ateşli bağırsak hastalığı (karahumma da denir). Ortalama 12-15 günlük bir kuluçka devresinden sonra ortaya çıkan tifonun başlangıç dönemi  ilerleyicidir, başlıca belirtileri genel bir yorgunluk, baş ağrısı, burun kanamaları ve yükselen bir ateştir. Hastalığın yerleşme döneminde sinir sistemiyle ilgili belirtiler ön plana çıkar ve bitkinlik, hatta kendinden geçmeye kadar varabilir. Buna sindirim bozuklukları ve ishal de eklenir.  Ateş 400 dolayındadır, nabızsa ateşin gerektirdiğinden daha yavaştır. Muayenede şişkin bir karın, özellikle sağ kasık bölgesinde gurultulu bir şişkinlik, göğüs ve karnın üst bölgelerinde pembe lekeler, dalak büyümesi, dil kuruluğu ve sıklıkla anjin saptanır.

Tedavi edilmediğinde durum 15 gün kadar böyle sürer. Daha sonra sönme devri başlar. Bu dönemde ateş büyük dalgalanmalar yaparak yavaş yavaş düşer. Nekahat dönemiyse haftalarca sürer. Bu tipik biçimin yanı sıra daha iyicil biçimler (aşılanmışlardaki tifo) olduğu gibi daha ağır biçimler (kanamalı, istemli hareketlerde uyumsuzluğun görüldüğü ataksili, vb. öldürücü biçimler) de görülebilir.

Tifonun yol açtığı başlıca ihtilatlar bağırsaklarda (bağırsak kanamaları ve özellikle delinmeleri), kalp kası iltihapları, safra kesesinde ve daha seyrek olarak karaciğerde , beyin zarlarında, kemiklerde görülür. Klinik muayenenin dışında hastalığın teşhisi  şu verilere dayanır. İlk 10 günde kan ekimi (kanın, eberth basilinin üreyebileceği et suyu ya da sığır safrasına ekilmesi), 14. Günden başlayarak serum teşhisi (Eberth basillerinin hastanın serumuyla karşılaştırıldığında birikişme tepkisi).

Tifo basili üstünde özellikle etkili bir antibiyotik olan kloramfenikolün ortaya çıkmasıyla, tifonun evrimi tümüyle değişmiştir. Belli bir şemaya göre, kortizon türevleriyle birlikte verilen kloramfenikol, ateşi hızla düşürerek, öbür belirtileri de birkaç gün içinde ortadan kaldırır. İhtilatlar da gene aynı biçimde daha seyrekleşmiştir. Tedavideki bu başarı, en azından çocukta tifoya karşı aşılama yapmanın ikinci plana düşmesini açıklar. Tifolu hasta ayrı bir odaya alınmalı ve bu durumsekiz gün arayla yapılan iki dışkı ekimi olumsuz sonuç verene kadar sürdürülmelidir. Temasta bulunan kişilerin, aşılı değillerse yirmi gün ayrılmaları gerekir, aşılıysalar ya da dışkı ekimleri olumsuzsa ayrılmalarına gerek yoktur.


E-posta hesabınız yayımlanmayacak.