Türkiye’de Atçılığın Tarihçesi


Eski Anadolu’dan Günümüze

Tarihin eski devirlerinden beri Anadolu’da hafif süvari atlarının en güzel numuneleri yetiştirilmiştir. Osmanlı döneminde bu yetiştirme en yüksek seviyeye yükselmiş ve ciddi surette Arap atının ıslah edici olarak kullanılması sonucu at yetiştiriciliği ender kaydettiği bir ilerlemeye ulaşmıştır.

TİGEM’e bağlı işletmelerden eski ismi ile Haralarda at yetiştirme ve ıslah çalışmaları yapılmaktadır. Osmanlı döneminde adları Çiftlikat-ı Hümayun olan 3 harada ordunun ihtiyaç duyacağı atlar yetiştirilmekte iken Cumhuriyet döneminde 7 harada at yetiştirme ve ıslah çalışması yapılmaya başlanmıştır. Bu Haralar alfabetik sıraya göre Altındere, Çifteler (Anadolu), Çukurova, Karacabey, Karaköy, Konya, Sultansuyu’dur. Bu haralardan Altındere, Çukurova, Konya ve Karaköy’de değişik nedenlerden dolayı çeşitli yıllarda at yetiştiriciliği kaldırılmış, günümüzde sadece 3 tarım işletmemizde at yetiştiriciliği yapılmaktadır.

1924 y ılında Cumhuriyetin kuruluşundan sonra memleket hayvanlarının ıslahı çalışmaları arasında atçılık işlerine önem verilmiş ve at ıslahı işinin yurt çapında başarılması amacıyla 867 Sayılı Kanunla Haralar Teşkilatı kurulmuş ve atçılık çalışmalarına yepyeni bir yön verilmiştir. Elde mevcut bu materyallerin üzerinde en son yetiştirme teknikleri uygulanarak bugün Türk Safkan Arap atı diyebileceğimiz bir materyal elde edilmiştir.

Yeti ştirme çalışmaları sonucunda Baba kan hatlarından; kan hattı, vücut yapısına çok güzel özellikler eklemede, Veliyülaht vücut güzelliği bakımından en güzel yavruları elde etmede, Avnullah (Küheyletülberk) ahenk ve tenasübü, Kuruş, yüksek karakteri, kemik yapısının iyileşmesi ve huylarında yumuşaklık, Alkuruş ve Seklavi kan hattı aranılan zarafet, asalet, vücut güzelliği, Hilalüzzaman kan hattı sürat ve mukavemet ile güzel görünüş gibi özellikleri kazanmalarında etkili rol oynamıştır. Bugün için kullanılan 7 adet yerli, 7 ithal baba kan hattı ve 48 dişi familya ile elde edilen yavrular ırk özelliklerini en güzel bir biçimde bünyelerinde taşımaları yanında yarış sahalarındaki performansları ile Türk Arap Atını temsil etmektedirler.

Karacabey Tarım İşletmesi’nde 1924 Safkan Arap atı yetiştirilmeye başlanmıştır. İlk damızlık materyalini saraydan intikal eden aygır ve kısraklar teşkil etmiştir. Daha sonra Urfa bölgesinde halk elinde bulunan atlar uzman bir heyetçe gözden geçirilmiş ve 1 aygır ile 7 baş kısrak damızlık kadrosuna ilave edilmiştir. Bunu değişik yıllarda Arabistan ve Irak’a gönderilen heyetlerce, kabilelerin elindeki meşhur familyaların en gözde numuneleri ithal edilerek damızlık kadrosu güçlendirilmiştir.

Karacabey Tar ım İşletmesi’nde Safkan Arap atı dışında; Macaristan’dan Nonius atı getirilmiş, saf ve yarım kan şeklinde yetiştiriciliği yapılmıştır. Konkur atı yetiştirilmesine yönelik çalışmalar 1924 yılında başlamış, 1941 yılında Nonius, Arap ve Karacabey atlarının karıştırılmasıyla konkura uygun bir kombinasyon oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmalara 1962 yılında Karacabey Atı ve Karacabey Noniusları ile tekrar hız kazandırılmış, ancak 1970 yılında durdurulmuştur.

İşletmede 1928 yılında İngiliz atı yetiştiriciliğine başlanmış, 1981 yılında son verilmiştir.

Gerek bak ım ve yönetim kolaylığı, gerekse güç ve çok yönlü kullanıma uygun bir iş ve binek hayvanı olan Haflinger yetiştiriciliğine ise 1961 yılında başlanılmış, 1995 yılına kadar yetiştiriciliği sürdürülmüştür. Halen yalnızca gen kaynağı olarak çok az sayıda muhafaza edilmektedir.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.