Yeşil “Mahmut Yıldırım” kimdir?


Yeşil adıyla bilinen Mahmut Yıldırım 1 Ocak 1951 yılında Bingöl’ün Solhan ilçesine bağlı dicnik köyünde dünyaya geldi. 1973’te Bingöl Genç ilçe jandarma komutanlığı tarafından operasyon ve istihbarat amaçlı kullanıldı ve ilişki aynı yılo MİT Tatvan Bölge müdürlüğü’ne devredildi.

Kasım 1975’te askerliğini yaptığı Kıbrıs’tan geldikten sonra milli görüş hareketi içinde MİT adına çalıştı. Yıldırım, 1977 yılında Elazığ’da Etibank Ferro Krom tesislerinde puantör olarak göreve başladı. Uzun yıllar Elazığ’da bu fabrikada çalıştı, daha doğrusu ailesi ve tanıdıkları öyle biliyordu.

yeşil
Mahmut Yıldırım

Tam 4 yıl sonra farklı bir göreve soyunup, farklı isimle anılmaya başladı. Operasyonlarda PKK’lı gibi giyinen Mahmut Yıldırım, güvenlik görevlilerinc ayırt eidlmek için “Yeşil Fular” takıyordu. Bu nedenle daha çok “Yeşil” adıyla bilindi.

Susurluk kazasından sonra ortaya dökülen ilişkiler, pek çok cinayettin tetikçisi olduğunu ortaya koydu. Herkes Yeşil’den söz etti ancak bulunamadı. Dönemin başbakanı Mesut Yılmaz, aldığı bilgileri aktarırken Yeşil’in öldürüldüğünü söyledi.

Yeşil’in en son çalıştığı kişi eski MİT kontreör DAira Başkanı Mehmet Eymür, susurluk davası sırasında “Mahmut Yıldırım öldürülmüştür yoksa kesinlikle çıkar konuşurdu” dedi.

Ancak bir süre sonra Yeşil, insan hakları derneği başkanı Akın Birdal’a suikast emrini veren kişi olarak ortaya çıktı. Daha sonraki bilgiler Yeşil’in hala hayatta olduğunu ortaya koydu. Kutlu savaş’ın hazırlandığı susurluk raporunda da yeşil’e 12 sayfalık bir yer ayırdı.

Güneydoğu’da “Sakallı” adıyla bilinen, Ahmet Demir ve Mehmet Kırmızı isimli sahte kimlikleri kullanan Mahmut Yıldırm’ın geçmişi bir ölçüde deşifre edilebildi. Araştırmalar sonucu bir dönem MİT’te bir dönem JİTEM’de görev aldığı anlaşıldı. JİTEM subayı Ahmet Cem Ersever’in öldürülmesinden, Güneydoğudaki pek çok faili meçhul cinayete kadar sayısız olayda tetikçilik yaptığı belirlendi. Hatta ABdullah ÖCalan’ın Suriye’de öldürülmesi için görevlendirilen ekipte de yer aldığı iddia edildi.

Sabancı suikastı sanıklarından Mustafa Duyar’ı Türkiye’nin şam büyükelçiliğinden alıp getiren ekipte onun da adı geçti. Ancak istihbarat birimlerinin kamuoyunuyla pek de paylaşmadığ kanıya göre, alsın “Yeşil” tek bir kişinin değil, birden fazla görevinin kullandıldığı ortak kod adı.

Bir dönem Güneydoğu’daki PKK’ya karşı yürütülen mücadelede özel operasyonlara, karşı gerilal eylemleri ve taktikler onun yönetiminde yürütüldüğüde idiialar arasındadır.

Ankara’da bir pavyonda olay çıkarttığı için gözaltına alına, götürüldüğü emniyet müdürlüğü binasında Orhan Taşan ve ekibi tarafından kaburgaları kırılana kadar dövüldüğüde iddialar arasındadır. Ancak taşanlar iddialara “asayiş ekipleri bir kumarhanede uygulama yapıyorlarmış. Kimlik kontrolü yaparken üzerinden birkaç tane kimlik çıkıyor. Kendisi MİT elemanı olduğunu söylüyor.” Mehmet Eymür, beni tanır dmeiş. Bana bildirdiler biz de Mehmet Eymür!’e sordu, sizin ilgilniz var mı diye. Onlar da yoktur dediler. Abartıldığı gibi değil karşılığını verdi. Yeşil’in sorguladığı iddialarının da doğru olmadığını belirten taşanlar, bir il emniyet müdürü, ankra gibi bir ilin emniyet müdürü sorguya gidiyorsa onun çok varkti var demektir dedi. Yeşil’in üzerinde taşıdığı telefonla aradığı yerler arasında resmi kurumların yanı sıra Abullah Çatlı, SAmi Hoştan, Sedat Peker gibi isimler de bulundu. BAşbabakan Mesut Yılmaz’a Budapeştede kumarhanede yumruk atanlar da Yeşil’in telefonundan arananlar arsaında yer aldı.

mahmut yıldırım

Yeşil adının korkuyla anılması susurluk çetesi tarafından tahsilat amacıyla kullanıldı. Susurlu çetesinin tehditle para toladığı kişileri arayan Yeşil olduğu iddia edildi.

Kumarhaneler kralı oalrak bilinen Ömer Lütfü Topal’in öldürülmeden önce para yatırdığı Ziraat Bankası Ankara heykel şubesindeki hesabın sahibinin de Ahmet Demir kimliğini kullanan Yeşil olduğu ortaya çıktı.

Musa Anter, Cem Ersever, Tarık Ümit ve Behçet CAntürk olmak üzere birçok faili meçhul cinayette “zanlı” olarak isminden söz edildi.

Mahmut Yıldırım‘ın izi uzun süre bulunamadı. Yaşayıp yaşmadığı konusunda da net bir bilgi alınamadı. Emniyet istihabarat dairesi eski başkavekili Hanefi Avcu, Gazi Mahalesinde 21 kişinin öldüğü 12 Mart 1995’teki olayları “Yeşil” kod adlı mahmut yıldırım’ın başlattığını söyledi. “Gazi olaylarında kalaşnikof ile kahveyi tarayan ve olayları başlatan Yeşildir. Bu olay kesin provokasyondur, biz olay sonrası yaptığımız araştırmalarda bu isme ulaştık. Özellikle olayda kullanılan taksinin şöförünün bagajda kitlenip sonra arabası ile birlikte yakılmsı eylemi yasadışı bir örgüt işi değildir.” Avcı Yeşil’in neden böyle bir provokasyona giriştiğini ise MİT mensubu Tarık Ümit cinayeyeti ile bağlantısı olabileceği yönünde değerlendirdi. Avcı olay sonrasında ise tüm yasadışı örgütlerin gazi mahallesi’ne gelerek provasyonu kendi çıkarları doğrultusunda eylemlere dönüştürdüklerini belirtti. Olaylar sırasında İstanbul Emniyet Müdürü lan ulaştırma bakanı Necdet Menzir’de olaydan sonra bazı sonuçlara ulaştı. Yeşil’in üzerine çok düştük ama yakalayamadık açıklaması yaptı.

Yeşil’in adı meclis susurluk komisyonunda da sık sık gündeme geldi. Astsubay Hüseyin oğuz ifadesnde “Yeşil çok önemli kişidir. Birçok faili meçhul cinayetinde parmağı vardır. Konuşulursa iç savaş çıkar” dedi.

Hanefi Avcı’da komisyondaki ifadesinde “Bu kişiden Jandarma, istihbara elemanı olarak yararlandı.Sonra Yeşil, kendi çıkarı için para tahsilatçısına dönüştü” dedi.

Susurluk komisyonu başkanı Mehmet Elkatmış ise “Yeşil kod adlı çete mensubunun banka hesaplarının çok yükü olduğun gördük” demişti.

Susurluk çeçtesi adına tahsilat yapmak suçundan hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan Mahmut Yıldıırm, bakırköye Adliyesind iralı uyuşturucu kaçakçıları lazım esmaili ve asker Smitko’nın öldürülmesiyle ilgili davada ise halen yargılanıyor.

Emekli Albay Arif Doğan verdiği ifadede Yeşil’in yaşadığını itiraf etmişti. Doğan’ın ifadesnde Yeşil Kod adlı Mahmut Yıldırım’ın arkadaşı olduğunu ve halen hayatta olduğunu, kendisiyle Tunceli’de zaman zaman görüştüklerini söylediği öğrenildi.

Yeşil’in nerede olduğuna soruyu yanıtlamadığı belirtilen Doğan’ın JİTEM hakkında sorulan soruya da “JİTEM’i kendisinin kurduğu ve yönettiği” şeklinde yatnıt verdiği belirtildi.

Yeşil ile ilişkisi olduğu iddia edilen eski MİT kontrterör daire başkanı Mehmet Eymür’ün mahmemede ifadesi şu şekildE; “Mahmut Yıldırım ilk başkta Bingöl Bölge BAşkanlığı elemanıydı” sonra jandarma ile irtibatı oldu. Sonra Güneydoğu’da kalmaması istenmiş.Daha sonra orada çalışmış arkadaşlar, bize faydası olur arapça biliyor dediler. yurt dışında çalışması için alındı yaşadığnı zannetmiyorum. Kim görev verdiyse onun sorgulanması gerek “öldür” demişler öldürmüş.

Avukatlarının, derin devlet var mı? sorusuna Eymür, “Eğer bazı şeyler çözülmüyorsa var anlamındadır” diye yanıtladı.

2002 yılında, Yeşil’in oğlu Murat Yıldırımın yazdığı kitaptaki fotoğraflardan birinde, “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırımın önündeki gazetede, 2002’de yayınlanan “Biri bizi gözetliyor” programının ilanı vardı. Kitaba göre, Ankara’da yaşadığı evinde yemek yerken gösterilen bu fotoğraf, Yıldırım’ın bilinen en yeni tarihli fotoğrafı.

Eski özel harekatçı, DSP Milletvekili Recai Birgün, NTV’dekli Canlı Gaste programında, Yıldırım’ın yaşadığına, Antalya’da olduğuna dair duyum aldığını söyledi. Recai Birgün açıklamasında :Yıldırım’ın Antalya’da yaşadığını muhtemelen “çek, senet mafya” işleriyle uğraştığını söyledi. Recai Birgün ayrıca Polis Özel bir ekip kurarak bir ay için Yıldırım’ı yakalayabilir, yaşayıp yaşamadığını öğrenebilir; ancak bunun için siyasi irade gerekiyor dedi.

Eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, 2006’da Murat Yıldırım’ın yakalndığı operasyonla ilgili konuşurken, Mahmut Yıldırım için “ölmüş bir adamı neden arayalım” demişti.

Yeşil’in Antalya’da olduğu zaman zaman kulislerde konuşuldu ama efsanevi hale gelen bu söylenti yetkililer tarafından teyit edilmedi. Gerçekler gün ışığına çıkarılmadı ama MİT, JİTEM ve Emniyet için bir dönem çok önemli “opeasyon elemanı” olduğunda hiçbir tereddüt yok.

Yeşil’le ilgili olarak en son iddia ise Belçikada hayatını kaybeden ve Erzincan’a defnedilen Mahmut Özer’in Yeşil olduğu yönündeydi. Ancak adli tıp kurumunun Mahut Özer’e ait olduğu öne sürülen cesetten aldığı DNA örneklerinin ardından mezarın Mahmt Yıldırıma’a ait olmadığı anlaşıldı.

Hayatı hakkında biçok kitap yazılan Mahmut Yıldırım’ın “terminatör, sakallı, savaşçı, emmi” gibi değişik lakaplarıda vardı, ama Türkiye O’nu daha çok “Yeşil” olarak tanıdı.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.